YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6694
KARAR NO : 2008/13436
KARAR TARİHİ : 11.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait akaryakıt istasyonunun bir kısmını oto lastiği sökme takma, rot-balans işleri yapmak üzere 1.1.1997 tarihli kira sözleşmesi ile 10 yıllığına kiraladığını, davalının 4.11.2004 tarihinde işyerinin anahtarını değiştirerek mecura girmesini engellediğini, Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı tespit, tedbir ve müdahalenin meni davasının kabul edilerek kesinleştiğini, kararın infaz edildiği 25.2.2005 tarihine kadar işyerini çalıştıramaması nedeniyle gelirinden mahrum kaldığını, maddi-manevi zarara uğradığını ileri sürerek 3.000.000.000 TL maddi, 20.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kira sözleşmesinin usulen imzalandığını, davacının, kendisine ait şirketçe satılan oto lastiklerini takıp, servis hizmeti vermek üzere dava konusu yerde bila bedel bulunduğunu, gelen müşterilere satılan lastikleri kötüleyerek başka satıcılara yönlendirdiğini, müşterilerden fazla para aldığını, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davacının davasının Kısmen KABUL Kısmen REDDİ ile, 3.000,00 YTL nin 25.04.2005 tarihinden itibaren, 3.860,00 YTL nin 28.02.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ve manevi tazminat isteklerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2008/6694-13436
2-Davacının kiracısı bulunduğu dükkanın, davalının engellemesi nedeniyle kapalı kaldığı günler için BK’nun 98. maddesinin yollaması ile aynı kanunun 44. maddesi gereğince davacının aynı işi yapabileceği başka bir işyeri açmak için gereken muhtemel süre de göz önünde bulundurularak kazanç kaybının bilirkişi raporu ile hesaplatılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle mahkeme kararının bozulduğu açıktır. Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de, davacının tahliye edildiği … yerinden uzaklaştırıldığı 4.11.2004 tarihinden itibaren ne kadar sürede yeni bir işyeri açabileceği araştırılmadığı gibi, bizzat davacı tarafından gösterilen tanıklar, davacının iki … kadar sonra yeni dükkan açtığını belirttikleri halde bu hususlar üzerinde durup araştırılmadan, 25.2.2005 tarihine kadarki gelir kaybına hükmedilmiştir. Mahkemece yeniden yukarıdaki hususlar üzerinde durulup gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının yeni işyeri açtığı 2 aylık süreyi geçmemek üzere ne kadar sürede yeni … kuracağı araştırılarak, bu süreye ilişkin belirlenecek gelir kaybına hükmedilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Mahkemece reddedilen ilk kararın temyizi ile Dairemizce 14.6.2007 tarihinde hükmün bozulmasından sonra yapılan yargılama sırasında, davacı 25.2.2008 tarihli dilekçeleri ile dava miktarını ıslah suretiyle maddi tazminat talebini 3.860,00 YTL artırmıştır ve mahkemece ıslah edilen miktar esas alınarak davacının tüm maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Oysa, HUMK’nun 83 maddesi ve 4.2.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu nedenle ıslah edilen miktar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.