Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/7628 E. 2008/15231 K. 22.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7628
KARAR NO : 2008/15231
KARAR TARİHİ : 22.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, murislerinden intikal eden taşınmazı satması için davalıyı vekil tayin ettiklerini, davalının taşınmazı 150.000,00 YTL’ne satmasına rağmen kendilerine 140.000,00 YTL ödediğini, bakiye 10.000,00 YTL tahsili için yaptıkları icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemişlerdir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tebligat Kanununun 21. maddesine göre, kendisine tebliğ yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden çekinirse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça, en yakın komşularından birine bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Tebligat Tüzüğünün 29 maddesi uyarınca da, kendisine tebliğ yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimseler tebellüğden imtina ederlerse 30 uncu maddeye göre muamele yapılır. 30. madde de, 28 inci maddenin son fıkrasında ve 29 uncu maddede zikredilen ahvalde tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi azasından birine veyahut zabıta amir, veya memuruna imza mukabilinde teslim eder. Tebliğ memuru, Tüzüğe ekli 2 numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi, gösterilen adresteki kapıya yapıştırır. Durumu, muhataba duyurmasını mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.
Dava dilekçesinin davalıya tebliğine ilişkin tebligat evrakının incelenmesinde, dava dilekçesinin davalıya Tebligat Kanununun 21.maddesi uygulanmak suretiyle tebliğ edilmek istendiği ve ancak haber verilen komşunun imzasının tebligat evrakına alınmadığı ve bu haliyle dava dilekçesinin tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan dava dilekçesinin usulsüz olarak 12.4.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve ilk duruşma tarihininde 13.4.2007 tarihi olduğu, dava dilekçesinin tebliği ile ilk duruşma günü arasında yasal olarak en az 10 günlük süre bulunması gerekmesine rağmen bu gerekliliğe uyulmadığı da sabittir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalının savunma hakkının kısıtlandığının kabulü gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek, davalının savunma hakkını kısıtlar şekilde yargılama yaparak yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.