YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7799
KARAR NO : 2008/15609
KARAR TARİHİ : 25.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı alıcının taşınmaz satın almasında komisyoncu olarak aracılık ettiklerini, gösterdiği 7 nolu dairenin beğenilmesi üzerine satıcı ile biraraya getirererk tapu devrinin verildiğini ancak komisyon ücretinin ödenmediğini ileri sürerek 13.400 YTL.nin dava tarihinden faizi ile tahsiline karar karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının taşınmaz maliki ile arasında satış yetkisini içeren sözleşme bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
B.K.’nun 404. maddesi gereği, tellallık, tellalın ücret mukabilinde akdin yapılması imkanının hazırlamaya veya akdin icrasına tavassut etmeye memur edildiği iki taraflı bir sözleşmedir. Yaptığı hazırlık veya icra eylediği tavassut akdin icrasına muncer olunca, tellal ücrete müstehak olur. (BK.405) Tellalın ücret isteyebilmesi için tellalın çalışmasının sözleşmesinin yapılmasına neden olması gerekir.
Davacı ile davalı arasında yapılan 2.6.2004 tarihli sözleşme ile davalı “..taşınmazı gördüğünü, söz konusu yeri bir yıl içinde, şahsın ortağı veya çalışanı bulunduğum şirket, şirket ortakları , şirektin ortak olduğu kuruluşlar ya da kan ve sıhrı hısımların satın aldığı takdirde yukarıda yazılı satış bedelinin %3+KDV sını hizmet bedeli olarak ödemeyi taahhüt ediyorum.” demiştir. 2008/7799-15609
Davalı bu sözleşmeyi boş olarak imzaladığını savunmuşsa da, bu savunmasını yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Davacı ve davalı tarafça imzalanan bu sözleşme geçerlidir. Dosya içeriğinden, sözleşmede belirtilen taşınmazın sözleşmede belirtilen bir yıllık süre bitmeden davalı tarafından satın alındığı anlaşılmaktadır. Davacı ile dava dışı mal sahibi arasında yazılı sözleşme bulunmaması, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin geçerliliğine etkli değildir. BU nedenle, mahkemece işin esası incelenip, davacının talebe haklı olduğu miktar saptanıp, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 25.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.