YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7807
KARAR NO : 2008/15237
KARAR TARİHİ : 22.12.2008
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, 6 parsel numaralı taşınmaz üzerinde kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden yüklenici olarak yaptıkları binadaki 5 numaralı daireyi davalıya sattıklarını ve sözleşmenin teminatı olarak davacılardan …’in asıl borçlu, diğer davacı şirketinde kefil olarak imzaladığı 50.000 YTL bedelli senedi davalıya verdiklerini, dairenin mülkiyetinin davalıya nakledilmesine rağmen davalının senedi icraya koyduğunu, icra baskısı sonucu 9.550 YTL ödediklerini ileri sürerek icra takibinin iptali ile 9.550 YTL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturdugu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, gorüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gercek yada tuzel kisiyi ıfade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı icerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında bir hukuki işlemin olması gerekir. Davacılar ile davalı arasında konut satışı konusunda 4077 Sayılı Yasa kapsamında kalan sözleşme ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır.
4077 Sayılı Yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyusmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldıgına göre davaya bakmaya Tuketici Mahkemesı gorevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Bu durumda mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekir. Bu yönlerin gözden kaçırılması bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.