YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7985
KARAR NO : 2008/15405
KARAR TARİHİ : 23.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, davalının alacağı için … 1.İcra müdürlüğünün 1999/1817 sayılı icra dosyası ile takip başlattığını, 27.01.2004 tarihinde aralarında anlaşma sağlanarak protokol düzenlediklerini, protokolde belirtilen edimlerin büyük bölümünü yerine getirdiklerini, yalnızca protokolün 1. maddesinde yazılı olan taşınmazları başka bir dosya üzerinden tedbir konulduğu için davalıya devredemediklerini, tedbir kararı kaldırılınca bu taşınmazları da davalıya devre hazır olduklarını, ancak davalının yapılan protokol ve ödemeleri dikkate almadan icra takibine devam ettiğini ileri sürerek, icra dosyası nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine ve tazminata hükmedilmesini istemişlerdir.
Davalı davacıların borçlarını ödemediklerini, davalar açarak kendisini oyaladıklarını, protokolde öngörülen ödemelerin zamanında yapılmadığını, dava dilekçesinde hem taşınmaz devrini gerçekleştirmediklerini kabul edip hem de borçlu olmadıklarının tespitini istediklerini, anlaşmaları gereğince hemen devredilmesi gereken taşınmazları kullanıp gelir elde ettiklerini, tensip kararı ile alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, icra takibinde faiz talebi bulunduğunu, ödemelerinin öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine ve tazminata hükmedilmesini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava tarihi itibarıyla icra dosyasında davacıların 8.574,30 YTL borçlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacılar aleyhine başlatılan icra takibinde borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. Davalı 12.05.1999 tarihinde davacılar aleyhine 07.09.1998 tarihli 125.000 Dolar borç ikrarını içeren belge ile icra takibi başlatmış, davacılar tarafından menfi tespit davası reddedilerek kesinleşmiş, bunun üzerine taraflar 27.01.2004 tarihinde bu borcun ödenmesini sağlamak amacı ile protokol düzenleyerek anlaşma sağlamıştır. Davacılar dava dilekçesinde açıkça protokolün 1. maddesinde öngörülen taşınmazların devrini gerçeleştiremediklerini kabul etmektedirler. Taraflar arasında, davacıların borçlarının nasıl ödeneceğine ilişkin düzenledikleri bu protokol içeriğine itiraz olmadığına göre, davacıların borçları olup olmadığının tespitinde artık icra dosyasında belirtilen alacak miktarına göre değil, protokol ile düzenlenen yenilenen borcun davacılar tarafından ifa edilip edilmediğine bakılması gerekir. Mahkemece tensip kararı ile alınan bilirkişi raporu ve ek rapor bu yönde inceleme içermediğinden yetersiz olup böyle bir rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Öyle olunca öncelikle 27.01.2004 tarihli protokol gereğince borcun ödenip ödenmediği tespit edilmeli, protokole davacıların uymadığının tespiti halinde protokole uymaları için davacılara ihtar çekerek yasal haklarını kullanacağını bildiren davalının, faiz de işletilerek icra dosyasındaki alacağını talep etmekte haklı olduğu, yapılan ödemelerin öncelikle BK 84 md gereğince faiz ve masraflara mahsubunun gerektiği gözetilmeli, bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılarak denetime elverişli rapor alınmalı ve sonucuna uygun hüküm kurulmalıdır. Mahkemece eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.