YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8030
KARAR NO : 2008/15455
KARAR TARİHİ : 23.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, davacı … ile davalı arasında Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeden doğan satış bedeli olan 67.000.00YTL’nin peşin olarak ödendiğini, davalının sözleşme şartlarına uymadığını, sözleşmenin 4. maddesindeki dubleks daireyi normal daire yaptığını, ayrıca sözleşme gereğince inşaatta kullanılması gereken malzemeleri kullanmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000.00YTL tazminatın 30/12/2004 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemişlerdir.
Davalı, davacılardan … ile arasında bir sözleşme yapıldığını, bu nedenle …’in açmış olduğu davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini, dubleks daire yönünden belediyeden izin alınamadığı için talebin yerine getirilmediğini, diğer malzemelerin davacının beğenmesinden dolayı inşaatta kullanıldığını, 2004 yılından bu yana davacının itirazda bulunmadan oturulduğunu, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece,Davacı …’in açmış olduğu davanın reddine,davacı …’in açmış olduğu davanın kabulü ile 20.000.00.YTL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş; Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet ; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olayda, davacının müteahit olan davalıdan bir adet dubleks daire satın aldığı anlaşılmakta olup, daire satımından dolayı uyuşmazlığın 4077 Sayılı Yasa kapsamında olduğu, bu itibarla uyuşmazlığın çözüm yerinin Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece değinilen bu yön gözelitelerek ayrı bir Tüketici Mahkemesi varsa veya Tüketici Mahkemesi sıfatı ile görevlendirilmemiş ise dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, ayrı bir Tüketici Mahkemesi yoksa ve Tüketici Mahkemesi sıfatı ile görevlendirilmiş ise ara kararı ile davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.