YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8149
KARAR NO : 2008/15252
KARAR TARİHİ : 22.12.2008
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … ile 11.12.2006 tarihli tüketici kredisi sözleşmesi imzaladığını, davalının kredi taksitlerinden hiçbirisini ödemediğini hesabın kat edilip davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı vasisi … … ‘ın eşinin 2001 yılında vesayet altına alındığını bildirerek borca itiraz ettiğini, oysa davalının vesayet altına alındığına dair kararın ilam edilmediği gibi halen Milli Eğitim Bakanlığına bağlı lisede Müdür Yardımcısı olarak memuriyete devam ettiğini belirterek itirazın iptali ile %40 oranında inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vasisi, eşinin 2001 yılında vesayet altına alındığını, tüketici kredisi sözleşmesinin 2006 yılında yapıldığını, sözleşme tarihi itibariyle borçlunun tasarruf ehliyeti olmadığı için sözleşmenin mutlak butlanla makul olduğunu, davacının talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı …’ın 2001 yılında velayet altına alındığını, bu kararın ilan edilmediğini, ilan edilmeden önceki dönemde 2006 yılında tüketici kredisi sözleşmesini imzaladığını, davalının halen okul müdürü olarak çalıştığını, davacının iyi niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi hükmü davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Davalının TMK.406 (743 sayılı MK.359/1) maddesi gereği savurganlığı nedeniyle vesayet altına alındığı, halen Milli Eğitim Bakanlığına bağlı lisede yönetici olarak faaliyette bulunduğu, sözleşme yaparken fiil ehliyetine sahip olduğuna dair diğer tarafı ikna etmiş olduğunun anlaşılması ve TMK.452/2 maddesi gereği, davacıya verdiği zarardan sorumlu olduğuna göre, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, Bankaya yaptığı icra takibinde 4.298,50 YTL asıl alacak 160,84 YTL işlemiş temerrüt faizi ve masrafı olmak üzere toplam 4.703,28 YTL üzerinden talepte bulunmuş ve toplam alacağına takip tarihinden itibaren %31,04 oranında faiz yürütülmesi istenmiştir. Oysa BK.104/son maddesi gereğince temerrüt faizine faiz yürütülmesi mümkün değildir. Mahkemece davanın kabulüne denilmek suretiyle temerrüt faizine, temerrüt faizi yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı lehine BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.