YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8153
KARAR NO : 2008/15253
KARAR TARİHİ : 22.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, babası olan dava dışı … …’ın davalıdan aldığı krediye kefil olduğunu, ancak asıl borçlunun borcunu ödeyememesi üzerine kendisinin ödeme yaptığını, kredi borcuna karşılık taşınmazını ipotek eden … ise, kendisinin murisi olduğunu ve bu kişinin icra takibi sırasında vefat ettiği halde, kendisine ve diğer mirasçılara haber verilmeden takibe devam edildiğini, ayrıca kefil sıfatıyla yaptığı ödemelerin de dikkate alınmadığını, bu nedenlerle zarara uğradığını öne sürerek, 20.000.000.000 lira maddi-manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen 16.6.2004 tarihli karar Dairemizin 2006/6119-10907 sayılı ve 3.7.2006 tarihli ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne dair verdiği karar davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı babası … …’ın davalıdan aldığı krediye kefil olduğunu, annesi …’ın aynı kredinin teminatı olarak taşınmazını davalı lehine ipotek ettiğini, borcun ödendiğini murisi ve annesi …’ın 25.12.2001 tarihinde vefat ettiği halde ipoteğin paraya çevrilmesine dair ölü kişi aleyhine icra takibine devam edilerek ipotekli taşınmazın 6.1.2003 tarihinde satıldığını bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek bu davayı açmıştır.
Mahkemece davanın reddine dair verilen 16.6.2004 tarihli karar Dairemizin 2006/6119-10907 sayılı ve 3.7.2006 tarihli kararı ile “….davacının murisi ve annesi …’ın 24.12.2001 tarihinde vefat ettiği halde ölü kişi hakkında takip yapılarak taşınmazın satılması doğru olmadığı gibi davacının kefil sıfatıyla yaptığı ödemeler üzerinde durulup davacının zarara uğrayıp uğramadığı saptanarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekir.” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak 2.500.00 YTL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dairemizin bozma kararı içeriği itibariyle davacının babası … …’ın kredi borcunun ödenip ödenmediği, borç ödenmiş olmasına rağmen davacının murisi …’ın borcun teminatı olarak verdiği ipoteğin paraya çevrilmesinin haklı olup olmadığı davacının bu nedenle bir zarara uğrayıp uğramadığının tesbiti, bu bağlamda asıl borçulunun ne kadar borcu olduğu asıl borçlu ve davacı kefilin yaptığı ödemeler gözetilerek ipotekli taşınmazın satışının haklı olup olmadığı ve davacının bundan dolayı bir zarara uğrayıp uğramadığının tespitine ilişkindir.
Mahkemece, davacının murisi … …’ın kredi borcunu ödenmiş olup olmadığının tesbiti için bilirkişi … ‘ten rapor alınıp bu rapora dayanılarak 2.500.00 YTL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ancak hüküme esas alınan bilirkişi raporu müfettiş yardımcısı … ‘nın yaptığı tesbitlere atıfta bulunarak hazırlanmış olup, gerekçisi gösterilmeden davacının 2.500.00 YTL tazminata hak kazandığı belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmakla bozma ilamında belirtilen şekilde işlem yapılması konusunda taraflar lehine usulü kazanılmış hak doğmuştur.
Mahkemece bozma kararının gereği yerine getirilmemiştir. Bu durumda dava dışı … …’ın davalıya kredi borcunun ne miktar olduğu kefil ve asıl borçlu tarafından ne miktar ödeme yapıldığı, borcun tamamının ödenip ödenmediği, davalı lehine ipotek edilen taşınmazın satışının haklı olup olmadığı borç ödenmiş olmasına rağmen murise ait ipotekli taşınmaz … ise davacının ne miktar talepte bulunabileceğine dair iddia ve savunmayı karşılayan taraflar mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenedir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle taraflarca temyiz edilen kararın taraflar lehine BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 22.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.