Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/8417 E. 2009/131 K. 19.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8417
KARAR NO : 2009/131
KARAR TARİHİ : 19.01.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının 15.6.2005 vade tarihli senet gereğince 65.000.000.000 TL borçlu olduğunu, alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine ise itiraz ettiğini ileri sükerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, keşide yeri olmayan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmadığı, davacının temel ilişkiyi ispat etmek için de herhangi bir delil ibraz etmediği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan alacaklı olduğunu belirterek 65.000.000.000 TL üzerinden ilamsız takip başlatmış, takip dayanağı olarak da 23.11.2004 tanzim, 15.6.2005 vade tarihli senede dayanmıştır. Davalı ise davaya cevap vermemiş ancak takibe itiraz dilekçesinde senedin, “sahibi olduğu şirketlerin taahhütleri ve ticari alışverişleri için teminat amacıyla verilmiş olduğunu” belirtmek suretiyle senetteki imzasını kabul etmekle beraber, karşılığı bulunmadığından borçlu olmadığını savunmuştur. Takip konusu senet, keşide yeri olmadığından kambiyo senedi niteliğinde değilsede, senetteki imza davalı borçlu tarafından inkar edilmediğinden, davalının davacıya 65.000.000.000 borçlu olduğunu gösteren “adi senet” niteliğindedir. Bu itibarla davacı tarafından söz konusu alacağın tahsili için başlatılan ve takibe vaki itiraz üzerine de “itirazın iptali” istemiyle açılan bu davada da
2008/8417-2009/131
ispat yükü davacı alacaklıya değil, davalı borçluya aittir. Başka bir ifadeyle davalı, takip konusu borç ikrarını içeren adi senet nedeniyle davacıya borçlu olmadığını ispat etmekle yükümlüdür. O halde mahkemece davalıdan takip konusu senet nedeniyle borçlu olmadığına ilişkin tüm delilleri sorulup değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükü ters çevrilmek suretiyle, temel ilişkinin ispat edilemediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.