Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/8486 E. 2008/15704 K. 26.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8486
KARAR NO : 2008/15704
KARAR TARİHİ : 26.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalılarla aralarında mevcut olan … … ortaklığı sözleşmesini 31.5.2006 tarihinde sona erdirdiklerini, bu tarihte imzalamış oldukları protokol gereğince, gerek ortaklık payı gerekse çalıştığı süreye ilişkin kıdem, ihbar, prim ve çalışma haklarına karşılık olmak üzere 50.000,00 YTL’nin 31.7.2006 tarihinde kendisine ödeneceğinin kararlaştırılmasına rağmen ödemenin yapılmadığını ileri sürerek, anılan miktarın ödenmesi gereken 31.7.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, 31.5.2006 tarihli protokoldeki imzanın şirket yetkilisine ait olduğunu, ancak daha önce şirkette işçi olarak çalışan davacı tarafından şirket adına imzalı boş kağıdın yasaya aykırı olarak borç belgesi şeklinde doldurulduğunu, bu nedenle davacıya karşı herhangi bir borçları bulunmadığını, nitekim bu konuda davacı tarafından imzalanan ibranamenin de mevcut olduğunu savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 31.5.2006 tarihli protokol gereğince davanın kısmen kabulüne, 50.000,00 YTL alacağın 31.7.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, dava dilekçesinin sonuç kısmında, “protokole bağlı 50.000,00 YTL alacağın ödeme tarihi olan 31.7.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yapılan icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğinden davalıların %40 inkar tazminatına mahkum edilmelerine” karar verilmesini talep etmiş olup, dava bu şekilde hem “itirazın iptali” hem de “alacak” talebini içermektedir. İtirazın iptali davaları ile alacak davalarının sonuçları birbirinden farklı olduğundan mahkemece öncelikle davacıdan, açtığı davanın, “itirazın iptali” ve “alacak” davalarından hangisine yönelik olduğu açıklattırılıp, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, değinilen husus gözardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, ikinci bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 25.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.