YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8679
KARAR NO : 2008/14966
KARAR TARİHİ : 18.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 28.2.1995 tarihli harici satış senedi ile 227 ada 12 ile 15 parsellerin yarısını, bedellerini ödemek sureti ile davalıdan satın ve teslim aldığını, o tarihte yasal olarak tapuda hisse satışı yapılamadığından devrin gerçekleşmediğini, ancak davalının davacıyı oyalayıp taşınmazı tapu ile 18.7.2005 tarihinde 3. şahsa sattığını, satımın hileli olduğunu, değerin düşük gösterildiğini ileri sürerek fazlasını saklı tutarak 7.500,00 YTL nin 3. şahsa satış tarihinden faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımının dolduğunu, satış sözleşmesinin düzenlendiğini ancak sonrasında vazgeçildiğini, taşınmazın teslim edilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, BK 125 maddesi uyarınca 10 yıllık ve 1 yıllık zamanaşımı sürelerinin geçtiğine dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında 28.2.1995 tarihli harici satış sözleşmesinin düzenlendiği tarafların kabulündedir. Davacı sözleşme gereği bedelin ödendiğini, taşınmazın teslim edildiğini ancak devir için oyalandığını ve bu arada 3. bir şahsa tapuda devrin yapıldığını öğrendiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı bu sözleşmeden vazgeçildiğini, taşınmazın hiç teslim edilmediğini ileri sürmekte ise de, bu iddiasını aynı mahiyetteki delillerle kanıtlayamamıştır. Sözleşme içeriğinden bedelin ödendiği, satıma konu yerlerin devir ve tesliminin yapıldığı anlaşılmaktadır.Davada dayanılan bu sözleşme tapulu taşınmazların satışına ilişkin olup, resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. (MK. 706, BK.213, TK. 26.md) Bu husus mahkemenin de kabulündedir. Ancak sözleşmede satıma konu taşınmazların devir ve teslim edildiği açıkça belirtilmektedir. Harici satımda zilyetliğin devri durumunda zamanaşımı işlemez.Hal böyle olunca mahkemece davacının 28.2.1995 tarihinde ödediği bedelin, ifanın imkansız hale geldiği yani 3. şahsa satımın gerçekleştiği 18.7.2005 tarihi itibariyle enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar gibi çeşitli ekonomik etkenlerin ortalamaları alınmak suretiyle denkleştirici adalet ilkeleri gereği ulaşacağı alım gücünün bulunması sureti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.