Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/9165 E. 2008/11041 K. 24.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9165
KARAR NO : 2008/11041
KARAR TARİHİ : 24.09.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 23.6.2000 tarihinde karavan satın aldığını, 1.086.000.000 TL ile 8.000 Dolar ödediğini, ancak 2001 tarihinde karavanın kaçak olarak Türkiye’ye sokulduğu iddiası ile emniyet tarafından el konulduğunu ve kendisi hakkında da ceza davası açıldığını, karavana mahkemece el konulacağının kesin olduğunu ileri sürerek, ödediği bedelin tahsil tarihindeki kur üzerinden faiziyle ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının karavanın yabancı menşeli olduğunu bilerek satın aldığını ve uzun süre kullandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalıdan 23.6.2000 tarihinde dava konusu karavanı satın aldığı, karavanın yabancı menşeli olduğu, 30.4.2001 tarihinde emniyet tarafından el konulduğu ve davacı hakkında da 1918 sayılı yasaya muhalefet suçundan açılan ceza davası sonucunda Yargıtay 7.Ceza Dairesi’nin 8.10.2007 tarih ve 2004/27575 esas, 2007/6839 karar sayılı ilamı ile zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiği ve karavanın zoralımına ilişkin kararın da aynı tarihte kesinleştiği tüm dosya kapsamı ile sabittir. Davacının dava konusu karavanın yabancı menşeli olduğunu bilmesi ve bu şekilde satın alması karavanın aynı zamanda kaçak olarak yurda girdiğini bildiği ve bu şerkilde satın aldığını göstermez. Kaldı ki davalı tarafından davacının
2008/9165-11041
karavanın kaçak olduğunu bildiği yönünde bir savunması olmadığı gibi bu yöne ilişkin delil de ibraz etmediği anlaşılmaktadır. Öyle olunca, karavanın zapt edilmesi nedeniyle satıcı olan davalı davacıya karşı bu satım nedeniyle sorumludur. Borçlar Kanunu’nun 189. ve 205.madde hükümleri birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.9.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.