YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9331
KARAR NO : 2008/15837
KARAR TARİHİ : 29.12.2008
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 27.10.2004 tarihinde 14000 adet F/191 domates fidesi satın aldığını, broşüründe fidelerin aşılı olduğu ve tüm hastalıklara dayanıklı olduğunun belirtildiğini, verim alamadığını, tarımsal araştırma enstitüsü incelemesinde bitkilerde fusorium hastalığı tespit edildiğini, yaptırmış olduğu delil tespiti dosyasında hastalığın fidelerden kaynaklandığının belirlendiğini, zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürürek 19.404.00 YTL zararın faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ispat edilmeyen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 11.4.2005 tarihli … Üniversitesi Biyomühendislik Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç.Dr….’ın tarihsiz raporu ve … Sulh Hukuk Mahkemesinde 2005/320 D…. nolu tespit dosyasındaki 18.5.2008 tarihli bilirkişiden alınan rapora dayanarak dava açmıştır. Bu raporlarda davaya konu domates fidelerinin aşılı astona F1 cinsi olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen, sonradan mahkemece alınan gerek 12.10.2006 tarihli rapor ve 16.1.2007 tarihli ek rapor ve gerekse Doç.Dr …’ın hazırladığı 17.10.2007 raporda ise kesin bir sonuca varılamamış olup 16.1.2007 tarihli ek raporda ayrıca ‘’… Üniversitesi analiz raporuna itibar edilmesi halinde fidelerin ayıplı olduğu,astona F1 Çeşidinin özelliklerini taşımadığı kanaatine varılabileceği, bunun dışında ürünün ayıplı olup olmadığının söylenebilmesinin mevcut veriler ışığında söylenebilmesinin objektif olmayacağına ’’ na vurgu yapılmıştır Bu durumda kesin kanaat içermeyen bu raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz.Hal böyle olunca konusunda uzman, Üniversite kürsüsünden seçilecek bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınmalı,hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.Yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 29.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.