YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9605
KARAR NO : 2009/1324
KARAR TARİHİ : 09.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, kalçasındaki kırık nedeniyle 19.7.2003 tarihinde davalı üniversitesinin …’da bulunan uygulama ve araştırma merkezine müracaat ettiğini, diğer davalı doktor tarafından ameliyat edilerek 1.8.2003 tarihinde taburcu edildiğini, ancak iyileşmemesi nedeniyle 2 kez daha ameliyat olduğunu, yapılan kontrollerde durumunun iyiye gittiği söylenerek ayağının üzerine basmasının söylendiğini, oysaki ayağının üzerine bastığında ağrılarının dahada arttığını, şişme olduğunu, akabinde gittiği başka hastahanelerde kırığın tam olarak kaynamadığı ve bacağının üzerine basmamasının söylendiğini, davalı hastahane ve doktor tarafından sürekli olarak yanlış bilgilendirildiğini ve bir yıl süre ile oyalandığını, bu süre içinde gelir kaybı olduğunu ve manevi ızdırap yaşadığını ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 4000 YTL maddi, 18.000 YTL de manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı üniversite davacının tüm kontrol ve tedavilerinin tam olarak yapıldığını savunmuş, diğer davalıda davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan Adli Tıp Kurumu raporu esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının kalçasındaki kırık nedeniyle davalı üniversitenin …’da bulunan uygulama ve Araştırma Merkezi’ne müracaat ettiği diğer davalı doktor tarafından muayene ve kontrolünün yapılarak 1.8.2003, 1.9.2003 ve 22.10.2003 tarihlerinde ameliyat edildiği, yapılan kontroller sonunda davalı doktor tarafından düzenlenen 11.6.2004 tarihli raporda davacının kalçasındaki kırığın kaynadığının ve tam yükle ayağının üzerine basmasının tavsiye edildiği ve raporun başhekim tarafından da imzalandığı anlaşılmaktadır. Ne varki davacının daha sonraki müracatları üzerine, … Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen 30.7.2004 tarihli rapor ile … Numune Hastanesince düzenlenen 26.7.2004 tarihli raporda davacı hastanın kırığında kaynamanın bulunmadığı ve üzerine ağırlık vermemesi gerektiği bildirildiği gibi, davalı Üniversitenin …’da bulunan hastahanesinden alınan 27.7.2004 tarihli rapordada hastanın kırığının kaynamadığı ve sol ayağının üzerine basmamasının tavsiye edildiğinin bildirildiği görülmektedir. Mahkemece, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda davacının ameliyatının ve davalı doktorun yaptığı diğer tedavilerin tıp kurallarına uygun olduğu belirtilerek mahkemece sorulan diğer hususlarada görüş bildirmeye mahal olmadığı bildirilmiştir. Davacının bu davadaki talebi, davalılar tarafından kırık kaynamaması ve ayağının üzerine basmaması gerekmesine rağmen yanlış bilgilendirildiği ve oyalandığı için maddi ve manevi zararının oluştuğu iddiasına dayalı tazminat istemidir. Dosyada bulunan bilgi belgeler incelendiğinde hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun soyut ve gerekçesiz olup davacı iddialarını karşılamaktan uzak olduğu ve hükme esas alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece davalı üniversite dışındaki diğer üniversitelerden konusunda uzman kişilerden oluşuturulacak uzman bilirkişi kurulundan dosya içinde bulunan ve az yukarıda belirtilen raporlarda dikkate alınmak suretiyle taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 9.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.