Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/10066 E. 2010/2474 K. 02.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10066
KARAR NO : 2010/2474
KARAR TARİHİ : 02.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı idare, davalı eczacının dava dışı sigortalı …’ın eşi adına düzenlenen … karnesine yazılan 50 adet Zometa 4 mg adlı ilacı kuruma fatura ettiğini, yapılan incelemede ilaçların küpürlerinin sahte olduğunun anlaşıldığını ve sözleşmenin bu nedenle feshedildiğini, davalının sözleşme uyarınca kuruma fatura edip tahsil ettiği miktarın 5 katı miktarı ödemesi gerektiğini ileri sürerek 77.867.83 TL.nin tahsilini istemiştir.
Davalı, fesih işleminin iptali için dava açtığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenerek davalının kuruma fatura edip tahsil ettiği 12.144.26 TL.nın davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının, sahte küpürlü ilaçları davacı kuruma fatura ettiği gerekçesiyle davacının sözleşmeyi feshettiği ve akabinde davalı hakkında ceza mahkemesinde kamu davasının açıldığı, davalının da fesih işleminin iptali ile muarazanın giderilmesine yönelik dava açtığı ve bu davaların halen derdest olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Eldeki davanın ve davalının açtığı feshin iptaline ilişkin davaların …’te görülmekle olduğuda sabittir. Bahsi geçen davaların aynı sebepten doğduğu ve biri hakkında verilecek hükmün değerini etkileyecek nitelikte bulunduğunda da duraksama olmamalıdır. Hal böyle olunca usulün 45.maddesi uyarınca eldeki dava ile davalı tarafından açılan feshin iptaline liişkin dava dosyasının birleştirilerek birlikte görülmesi gerekir. Öte yandan davalı hakkında açılan ceza davasının sonucunun da açılan hukuk davalarını etkileyebileceği anlaşılmakta olduğundan ceza davasının sonucununda beklenmesi zorunludur. Bu itibarla öncelikle; eldeki davanın davalıca açılan feshin iptaline ilişkin dava dosyasıyla birleştirilmesi ve akabinde ceza davasının sonucu beklenerek tarafların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gereklidir. Mahkemece değinilen bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.