Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/10101 E. 2010/2489 K. 02.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10101
KARAR NO : 2010/2489
KARAR TARİHİ : 02.03.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, davalı ile skala kart üyelik sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeye dayalı harcamalardan kaynaklanan borcunu ödemediği gibi icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiş, birleşen iki ayrı davasında ise davalının dava dışı şahısların imzaladığı sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, o sözleşmelerdende sorumlu olmasına rağmen borcu ödemediğini ve girişilen icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı sözleşmelerdeki imzanın kendisine ait olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığı, davalının davacıya ait işyerinden alışveriş yapmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı asıl davada davalının … 11.İcra müdürlüğünnün 2008/1257 esas sayılı icra dosyasına vaki itirazının iptalini istemiş, mahkemece hükme esasa alınan bilirkişi raporundada sadece az yukarıda anılan icra dosyasına dayanarak 7.5.2007 tarihli 35221 referans numaralı sözleşmedeki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda inceleme yapılmış, diğer iki birleşen dosyaya dayanak olan sözleşmelerdeki imza konusunda ise herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Birleşen her iki dosyadaki sözleşmeler ile asıl davadaki sözleşmeler birbirinde farklı olup, davalı bu sözleşmelerdeki imzalarını da inkar ettiği için bu sözleşmelere atılan imzaların davalı el ürünü olup olmadığınında incelenmesi gerekir. Mahkamece değinilen bu yön gözetilerek, birleşen dosyalara dayanak sözleşmelerdeki imzaların davalıya ait olup olmadığı hususunda uzman bilirkişden rapor alınarak birleşen dava dosyaları yönünden hasıl olacak sonucu uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.