Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/10122 E. 2010/2305 K. 24.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10122
KARAR NO : 2010/2305
KARAR TARİHİ : 24.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı un değirmeni işlettiğini, davalıdan değirmeni için makine satın aldığını,7.000.00 YTL ödediğini, ancak makinelerin tamamının teslim edilmediğini, sözleşmenin feshi ile ihtaren ödediği bedeli istediği halde ödenmediğini ileri sürerek,7.000.00 YTL’nin ödetilmesini istemiştir.
Davalı, ikemetgahı mahkemesi … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yetkili olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının ikemetgahı olan … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak HUMK 9.maddesi gereği her dava ve icra takibi açıldığı tarihteki davalının ikametgahı mahkeme ve icra dairesinde açılmalıdır. Ancak HUMK’nun 10. maddesi gereğince sözleşmeden doğan dava ve takiplerde akdin ifa edileceği yer mahkeme ve icra dairesi de açılacak dava ve icra takibinde yetkilidir. Bu bağlamda B.K. 73. maddesine göre para alacağı aksi kararlaştırılmamış ise, alacaklının ikametgahında ödenmesi gerekir. HUMK.10 ve BK.73/1 maddesine göre, alacaklının ikametgahındaki icra dairesinde takip yapılabilir ve dava açılabilir. Davacının Bucak’da ikamet ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacının talebi sözleşmeden doğan para alacağına ilişkin oluğuna göre, BK. 73.maddesi gereğince de aksi kararlaştırılmadıkça, borcun, alacaklının, ödeme zamanında ikamet ettiği yerde ödenmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta para borcunun ifa yeri davacı alacaklının ikametgahı Bucak’dır. Öyle olunca alacaklının ikametgahı Bucak’da da dava açılabilir. Bu durumda davanın yetkili mahkemede açıldığının kabulü ile işin esasına girilerek uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.