YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10365
KARAR NO : 2010/2077
KARAR TARİHİ : 18.02.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalının sermaye piyasası kanununa aykırı olarak Almanya’da ki Türk Vatandaşlarından kar payı ve faiz vaadi ile direkt olarak para toplamak için … Holding AŞ ve … GmbH isimli şirketleri kurup gerek kendisi gerekse kurduğu bu şirketler aracılığı ile topladığı dövizi başka şirketlerine transfer ettiğini,davalı ve şirketlerinin kamuoyunda yatırım ortaklığı projesi adı altında pek çok kişinin dövizini toplayıp hak sahiplerine ödemediğinin bilindiğini, Almanya’da çalışarak kazandığı 100.000 DM parasını iki sene içinde % 64 faiz verilerek 164.000 DM olarak verileceği vaadi ile davalının Deutsche Bank Manheim Şubesinin 370200993 nolu hesabına 24.1.2000 tarihinde havale ettiği halde geri ödenmediğini bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 5.000 Euronun banka mevduat faiz oranı ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının … GmbH’nin sessiz ortaklık projesi kapsamında Alman yasalarına göre ortak olduğunu, bu şirketinde Türkiye’deki … Holding AŞ. ile ortaklık kurduğunu,tüm bunların sermaye piyasası kanununa uygun olduğunu, kendisinin şahsen para almadığını,davanın davacının ortak olduğu şirketlere karşı açılması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının davalıya ödünç verdiğini ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde davalı ve şirketlerinin yurt dışında ortaklık vaadi ile toplanan dövizlerin başka şirketlere transfer edilerek pek çok kişinin mağdur
edildiğini ifade ettikten sonra kendisine iki yıl içinde % 64 kar payı ödeneceği vaadi ile davalıya 100.000 DM para gönderdiğini ancak parasını ve kar payını alamadığını bildirerek ödediği paranın tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalı bu alınan paranın yurtdışında kurulan … GmbH isimli şirkete davacıyı sessiz ortak yapmak için aktarıldığını, bu şirketinde Türkiye’de faaliyet gösteren … Holding AŞ.nin % 12 hissesini devraldığını ve sesiz ortaklık payı 100.000 DM ve kar payı alacağı 64.000 DM nin ödenmesine holdingin kefalet verdiğini,bu yüzden davanın bu şirketlere yöneltilmesini savunarak husumet itirazında bulunmuştur. Davacı bu savunmaya karşılık parayı kar payı ile geri ödenmek üzere ödünç verdiğini,davalının bu parayı kendi şirketlerinin finansmanı için kullanmasının kendi tasarrufu olduğunu, ortaklığının da sözkonusu olmadığını bildirmiştir. Davacının sunduğu ve yabancı bankaca da teyit edilen havale belgesine göre davalının Deutsche Bank Manheim Şubesinin 370200993 nolu hesabına 24.1.2000 tarihinde 100.000 DM havale ettiği anlaşılmaktadır. Yine 20.12.2002 tarihli anlaşma başlıklı belgede davacının … GmbH’ye sessiz ortak olduğu,yatırdığı 100.000 DM ortaklık payının 64.000 DM kar payı ile geri ödeneceği, … Holdingin AŞ.nin de bu geri ödemeye kefalet verdiği yazılı olup belgeyi … Holding AŞ kaşesi altında davalı tarafından imzalanmıştır. TTK nun 329. ve 405.maddeleri hükmü uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete verdikleri sermayeyi geri isteyemezler. Ancak anlaşma başlıklı bu belge ortaklığı belgeleyemediği gibi davacının sözkonusu şirketlere ortak edildiği temsilci konumundaki davalı tarafından da ispat edilememiştir. Dava konusu bedel davalının şahsi banka hesabına gönderilmiştir. Kaldı ki davalı bu parayı davacıyı şirketlere ortak etmek ve kar payı ile iade etmek üzere aldığını kabul etmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.