YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10509
KARAR NO : 2010/2799
KARAR TARİHİ : 09.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de duruşma pulu alındığına dair bilgi ve belge olmadığından duruşma isteğinini reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin ürettiği ilaç için dava dışı … Bakanlığı nezdinde davalı adına gerekli girişimler yapması hususunda kendisi ile davalı şirket arasında sözleşme imzalandığını, kendisinin üzerine düşen edimleri eksiksiz yerine getirdiğini, davalının buna rağmen ödemesi gereken üçreti ödemediğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 5000 doların tahsilini istemiş ıslah dilekçesi ile talebini 43.104 dolara çıkmıştır.
Davalı, davacının sadece evrak takip etme işi ile görevlendirildiğini, dava dışı Bakanlığın dahi davacıyı tanımadığını, yazışmaların kendileri ile bakanlık arasında yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davacının sözleşmede kararlaştırılan 110.000 dalara hak kazandığı, davalının ödemelerinin mahsubundan sonra arta kalan talep edilebileceği gerekçesiyle 43.104 doların faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı şirket ile davacı ve dava dışı … arasında 22.6.2005 tarihli sözleşmenin imzalandığı ve davalının yapılacak … karşılığında 110.00 dolar ödemeyi
üstlendiği hususu ihtilafsızdır. Sözleşmede tüm bedelin davacıya veya dava dışı …’a ait olacağına dair bir kararlaştırma bulunmamaktadır. Öte yandan davalı şirket gerek davacıya ve gerekse dava dışı …’a bir takım ödemeler yapmış olup, davacı ve dava dışı …’a yapılan ödemeler 110.000 dolardan mahsup edilerek bakiye miktara hükmedilmiş, bu husus davacı tarafça temyiz edilmemiştir. Bir başka deyişle; davacı dava dışı …’a yapılan ödemelerin mahsubuna itiraz etmemiş olmakla sözleşme uyarınca …’un da hakkının bulunduğunu kabul etmiştir. Bu itibarla sözleşmedeki miktardan sadece davacının değil dava dışı …’un da talep hakkının bulunduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca davacının sözleşmede kararlaştırılan miktarlarının 1/2. si olan 55.000 doları talep edebileceği kabul edilmelidir. Davalının davacıya bir miktar ödemelerde bulunduğu da sabit olduğuna göre 55.000 dolardan davalıca, davacıya yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye miktarın tahsiline karar verilmesi gerekir. Mahkemece davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin 55.000 Dolardan mahsubu sonucu arta kalan kısmın tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 9.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.