Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/10555 E. 2010/1660 K. 15.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10555
KARAR NO : 2010/1660
KARAR TARİHİ : 15.02.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … Bank A.Ş. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı bankaya ait para çekme kartı ile 03.03.2006 günü sabah 07.00 sıralarında ATM’ den para çekmek istediğini, ekranda arıza var yazısını görünce paniğe kapıldığını ve yanındaki kişinin yönlendirmesi ile şifreyi yeniden girdiğini ancak kartı alamadığını, kartın alıkonulduğunu düşünerek uzaklaştığını, saat 8.30’da bankaya müracaat ederek kartı almak istediğini, fakat kartın makinede olmadığını, saat 8.50′ de kartın iptal edildiğini, bu arada ı.900-TL’ nin hesabından çekildiğini, davalıların sunduğu ayıplı hizmet nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, 1.900-TL’nin 03.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka, sözleşmenin 6.maddesi gereğince kartın gÜvenliğinden davacının sorumlu olduğunu, şifrenin başkası ile paylaşılmasında davacının kusurunun bulunduğunu savunarak, diğer davalı ise davacı ile arasında hukuki ilişki bulunmadığını belirterek, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak ve davalı bankanın gereken güvenlik önlemlerini almadığı gerekçe gösterilmek suretiyle davalı … Bankası A.Ş aleyhine açılan davanın kabulüne, 1.900-TL’nin 03.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline, diğer davalı yönünden açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … Bankası A. Ş tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı … Bankası A.Ş’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, ATM cihazındaki arıza nedeniyle para çekme kartının makinede kaldığını, yanındaki kişinin yönlendirmesiyle tekrar şifreyi girmesine rağmen kartını alamadığını, banka açıldığında hemen başvuruda bulunduğunu, ancak çok kısa süre içinde kart ile hesabından 1.900-YTL’ nin çekildiğini, davalıların sunduğu ayıplı hizmet nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır. 5464 Sayılı Kanunun 16. maddesi uyarınca, “Kart hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şekilde korumak ve başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır”.
Dosya kapsamından 03.03.2006 günü saat 07.00 sıralarında davacı tarafından para çekilmek istendiği ancak para çekme kartının ATM’de kaldığı, saat 8.30’da davacı tarafından davalı Bankaya müracaat edildiği, saat 08.47′ de para çekme kartının kullanıma kapatıldığı, nakit çekimlerin ise bu zaman dilimleri arasında gerçekleştiği, 03.03.2006 tarihinde ATM cihazının kart okuyucu hatası ürettiği ve hata mesajı verdiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, ATM cihazlarında yeterli önlem ve tedbiri almayarak banka kartını kötü niyetli kişilerin elde etmesine olanak veren davalı banka kusurlu ve zarardan sorumludur. Ne var ki, gerek taraflar arasındaki sözleşmenin 6.maddesinde ve gerekse 5464 Sayılı Kanunun 16.maddesinde, Banka kartları ve şifrelerinin özenle korunması bilgilerinin saklanması hususunda kart sahiplerine de görev ve sorumluluk yüklenmiştir. Haksız olarak elde edilen kredi kartının kullanımı aynı zamanda kart şifresinin de bilinmesi ile mümkündür. Davacının da kart şifresini kötüniyetli üçüncü kişilerin elde etmesine imkan vermesi ve olayı müteakip derhal bankayı aramaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunun kabulü zorunludur. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davacının müterafik kusuru üzerinde durularak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … Bankası A.Ş’nin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı … Bankası A.Ş yararına BOZULMASINA, 15.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.