YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10638
KARAR NO : 2010/2999
KARAR TARİHİ : 10.03.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin inşa edeceği “Omsa Havuzlu Konaklar“ projesi kapsamında bulunan 2 nolu daireyi 18.08.2005 tarihli harici sözleşme ile satın aldığını, peşinat olarak 80.000 $ ödediğini, teslim ve tapu devrinin gerçekleşmediğini, sözleşmenin feshi ile ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaliyle % 40 icra inkar tazminatına hükmolunmasını istemiştir.
Davalı, yapılan tebligata rağmen cevap vermediği anlaşılmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi üzerine alacaklının alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit
2009/10638-2010/2999
edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın davacı yararına düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın “hüküm” başlıklı bölümünün (1) nolu bendinin 4.satırındaki “Alacak likit olmadığından davacının inkar tazminatı talebinin REDDİNE“ sözlerinin çıkarılarak yerine, “kabul edilen asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözlerinin yazılmasına, kararın değiştirilen ve düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, 10.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.