Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/10694 E. 2010/929 K. 01.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10694
KARAR NO : 2010/929
KARAR TARİHİ : 01.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan harici sözleşme ile35.000 Euro bedelle bir daire satın aldığını, satış parasının tamamen ödenmesine rağmen tapuda ferağ verilmediğini ileri sürerek ödenen satış bedelinin davalıda tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sadece banka havalesi ile bir miktar ödeme yapıldığını, elden ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıdan 15.11.2006 tarihli harici sözleşme ile satın aldığı gayrimenkul için elden 12.000.Euro, banka havalesi ile 23.000.Euro olmak üzere toplamda 35.000.Euro ödeme yaptığını, ancak davalı tarafından tapuda ferağ verilmediğini belirterek eldeki bu davayı açmıştır.
Davalı banka havalesi ile gönderilen miktarı kabul etmiş ancak elden para ödenmediğini savunmuştur. TMK.’nun 6. ve HUMK.’nun 288. maddeleri gereğince davacı iddiasını, yani davalıya 35.000. Euro ödeme yaptığı hususunu yasal delillerle kanıtlamalıdır. Uyuşmazlığın niteliği ve miktarı gözetilerek tanık dinlenilmesi mümkün değildir, dinlenilen tanık ifadelerine de değer verilemez. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalıya 22.872,68 Euro, banka havalesi yoluyla ödenmiştir. Davacı bunun dışındaki ödemeleri yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Ne var ki, dava dilekçesinde her türlü yasal delil demek suretiyle yemin deliline dayandığı anlaşıldığından davacıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklana nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 1.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.