Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/11063 E. 2010/1134 K. 02.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11063
KARAR NO : 2010/1134
KARAR TARİHİ : 02.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalı ile aralarında 27.7.2000 tarihinde yapılan yazılı sözleşmeyle davalının Öztürkler Kooperatifinden almış olduğu daire hissesini 70.000 DM bedelle kendisine sattığını, bu bedelin davalıya nakden ödendiğini, davalının sözleşmeye uymayarak dairenin hisse devrini yapmadığını ve ödediği parayı iade etmediğini, bu nedenle bu paranın tahsili için davalı hakkında … 11. İcra Müdürlüğünün 2007/3736 esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihte S.S. Gümüşgün konut Yapı Kooperatifinin başkanı olduğunu, bu kooperatife ait arsa hissesinin kendisinin yakınları ile birlikte kurdukları S.S. Öztürkler Konut Yapı Kooperatifine satışının yapıldığını, satış bedelinin bir kısmını ödediğini, kalan kısım için S.S. Öztürkler Konut Yapı Kooperatifine ait bir daireyi S.S. Gümüşgün Konut Yapı Kooperatifine vermeyi kabul ettiğini ve bahsi geçen devrin gerçekleştirildiğini, ancak davacının sözleşmeyi kooperatif adına yapması gerekirken şahsı adına satış yapılmış gibi göstererek sözleşme imzaladığını, davacının şahsına karşı bir hisse satışı olmadığı gibi, davacı tarafından kendisini yapılan bir ödeme bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının dayandığı sözleşmenin kooperatif adına yapıldığı ve dairesinin satışı ve devrinin daha sonra kooperatif adına gerçekleştirilmek suretiyle davalının edimini yerine getirdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, 27.07.2000 tarihli sözleşme gereğince kararlaştırılan dairenin hisse devrinin davalı tarafından yapılmaması nedeniyle ödediği 70.000 DM bedelin ödenmediğinden bahisle takibe yapılan itiraz üzerinde eldeki işbu davayı açmıştır. Davalı tarafça sözleşmedeki imzaya ilişkin herhangi bir itiraz olunmamış, ancak satışın gerçekte dava dışı kooperatife yapıldığı savunulmuştur. Sözleşmede davalının savunmasının aksine taraflara edimler yüklediği davacının edimi olan 70.000 DM satış bedelini davalıya ödediği sabip olup, davalının bu sözleşmeye göre edimlerini yerine getirmediği açıkta anlaşılmaktadır. davacının iddiaları yazılı şsözleşmeye dayanmakta olup, davalı tarafından davacının bu iddiasını ortadan kaldıracak nitelikte yazılı bir delil mahkemeye sunulmamıştır. mahkemece sözleşme hükümlerine göre gerekli değerlendirme yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, davacının sair temyiz itirazlarının bozma sebebine göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.