YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11250
KARAR NO : 2010/4414
KARAR TARİHİ : 05.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarındaki … ve dostluğa bağlı olarak, davalının şirket işlerinin kötüye gitmesi ve işlerini düzeltebilmek için acil paraya ihtiyaç duyması nedeniyle davalıya 100.000 dolar borç verdiğini, karşılığında 31.5.2001 keşide tarihli ve 100.000 USD miktarlı çeki aldığını, davalı ile olan dostlukları ve davalının ödeme taahhütleri sonucu süresinde ibraz etmediğini, bu nedenle ilamsız icra takibi yaptığını, ancak takibe itiraz edildiğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, takibe konu çekin süresinde işleme tabi tutulmadığı için çek niteliğini kaybettiğini, davacının haksız ve kötü niyetli olarak zamanaşımına uğramış çeke dayalı olarak takip yaptığını, söz konusu çekin davacıya hatır çeki olarak verildiğini, davacının 100.000 USD meblağı yaklaşık 7 yıl gibi uzunca bir süre talep etmemiş olmasının davacının iddiası ile çeliştiği gibi ticari teamüllere de aykırılık teşkil ettiğini, icbar amacıyla takibe konulduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, yazılı delil başlangıcı niteliğini kazanan çek yönünden dinlenen her iki taraf tanıklarının, tarafların iddialarını destekler şekilde ifade verdikleri, davalının
2009/11250-2010/4414
borç paraya ihtiyaç duyacak maddi sıkıntı içinde olduğu ve bu nedenle borç istediğinin ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından davacıya keşide edilen 31.5.2001 tarihli çek 3.12.2007 tarihinde icra takibine konulmuş olup, Türk Ticaret Kanununun 708. maddesinde öngörülen ibraz sürelerinde bankaya ibraz edilmediği için yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Yazılı delil başlangıcı niteliğinde bulunan bu belgeye dayanan davacı alacağını ispatlamak durumundadır. Bir başka deyişle alacağın varlığını ve miktarı ispat yükü davacıdadır. Davacı tanık deliline dayanmış, dinlenen davacı tanıkları birbirini doğrulayan ve tamamlayan ifadelerinde davacının davalıya borç verdiğini, karşılığında davalının takibe konu çeki verdiğini ifade etmişlerdir. Bu durumda HUMK’nun 356. maddesi gereğince davacıya tamamlayıcı yemin yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.