Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/11525 E. 2010/1456 K. 10.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11525
KARAR NO : 2010/1456
KARAR TARİHİ : 10.02.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, elektrik abonesi olan davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir
Dosyada dava dilekçesi ve duruşma gününün davalı asil yerine davalının icra takip dosyasında vekilliğini üstlenen Av. …ya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Av….nın eldeki davayı davalının vekili olarak takip etmediği gibi bu dosya ile ilgili vekaletnamesini de ibraz etmediği anlaşılmaktadır.Mahkemece 29.01,2008 tarihli ara kararı ile de davalı asile dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatınin bildirilmesi için tebligat çıkartılmasına karar verilmiş ancak çıkartılan tebligatın davalıya tebliğ edilemeden bila ikmal iade gelmekle davalıya usulüne uygun tebligat yapılamamıştır. Davada, davalıyı temsil için vekaletname sunmayan avukata dava dilekçesinin tebliğ edilmiş olması, davada taraf teşkilinin sağlandığını göstermez Davada taraf teşkilinin sağlanması için dava dilekçesinin davalıya tebliği zorunludur
Savunma hakkı Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alındığı gibi, HUMK.nun 73. maddesi hükmüne göre de, mahkeme dava dilekçesine karşı savunmasını bildirmek üzere davalıyı kanunun gösterdiği şekle uygun olarak davet etmedikçe hükmünü veremez. Başka bir anlatımla, davalıya savunma hakkını kullanma olanağı verilmeden hüküm kurulamaz. Mahkemece dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmeden, yokluğunda yargılama yapılarak, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 10.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.