YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11677
KARAR NO : 2010/3767
KARAR TARİHİ : 24.03.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların taksitli alışveriş yaptıklarını, taksitlerin gününde ödenmemesi üzerine aleyhlerinde icra takibi başlatıldığını, işlemiş faiz ve gecikme cezasına yönelik itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar adına çıkarılan davetiyelerin tebliğ edilmesine rağmen,cevap vermedikleri gibi duruşmalara da katılmamışlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4077 sayılı yasanın 6/A maddesi gereğince,”satıcı veya sağlayıcı taksitlerden birinin veya bir kaçının ödenmemesi halinde kalan borcunun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak satıcının veya sağlayıcının bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin bir birini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi ve ödenmeyen taksit toplamının satış bedelinin en az onda bir olması halinde kullanılabilir . Ancak satıcının veya sağlayıcının bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir. ”Mahkemenin bu yöne ilişkin kabulü ilke olarak doğrudur. Ne var ki,taraflar arasındaki 1.7.2006 tarihli sözleşmede, taksitlerin tarihleri belirlenmiştir.İcra takip tarihi olan 16.05.2007 tarihinde bir kısım taksitlerin muaccel hale geldiği de anlaşılmaktadır.Davalılar bu tarih
itibariyle ayrıca bir ihtara gerek olmaksızın temerrüte düşmüş sayılır.Davacı her bir taksitin ödeme tarihi ile icra takip tarihi arasında geçen dönem için temerrüt faizi isteyebilir.Ayrıca ihtara gerek yoktur.Mahkemece icra takip tarihinden önce,muaccel hale gelen yani ödenmeyen taksitler belirlenmeli ve davacının bu taksitler yönünden faizini talep edebileceği gözetilerek,sözleşmede belirlenen aylık % 10 akdi faiz ve cezai şartın fahiş olup olmadığı,haksız şart teşkil edip etmediği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ;Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.