Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/11691 E. 2010/2545 K. 03.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11691
KARAR NO : 2010/2545
KARAR TARİHİ : 03.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalının dava dışı S.S Tuzla Su ürünleri kooperatifi ile finansman karşılığı balık satışı sözleşmesi yaptığını, davalı ile aralarında 29.06.2007 tarihli sözleşme ile davalı şirketin dava dışı kooperatifle yaptığı sözleşmeden doğan tüm hak ve sorumluluklarına %50 oranında ortak olduğunu bu sözleşme uyarınca tuzla dalyanından çıkarılan balıkların davalı şirket tarafından kooperatiften satın alındığını ve üzerine karı konularak pazarlandığını, sözleşme uyarınca tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen 2007 yılı içinde davalı şirket tarafından satılan balıklardan elde edilen hasılatın %50 si olan 100.000 TL alacağının tarafına ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6500 TLnin sözleşme tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, 25.05.2009 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile de toplam 34.739,08 TL nin ödetilmesini istemiştir.
Davalı, cevap vermemiştir
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir
Davacı dava açarken dava dilekçesinde davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresini belirttiği halde dosyada dava dilekçesi ve duruşma günü ile gerekli tüm tebligatların davalı yerine dava dışı S.S Tuzla Su ürünleri kooperatifinin adresine tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Davada, davalıya usulüne uygun tebligat yapılamamıştır. Davada taraf teşkilinin sağlanması için dava dilekçesinin davalıya tebliği zorunludur. Davalı vekili olduğunu söyleyen avukat 16.07.2009 tarihli celseye katılarak vekaletnamesini
2009/11691-2009/2545
ibraz etmek ve davaya karşı beyanda bulunmak için mahkemeden süre istediği halde mahkemece red ve kabul yönünde bir ara kararı verilmeden aynı celse de dosyanın karara çıktığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı vekiline vekaletnamesini ibraz için ve delillerini bildirmesi için süre verilmediğinden davalı tarafın savunma hakkı kısıtlanmıştır. Savunma hakkı Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alındığı gibi, HUMK.nun 73. maddesi hükmüne göre de, mahkeme dava dilekçesine karşı savunmasını bildirmek üzere davalıyı kanunun gösterdiği şekle uygun olarak davet etmedikçe hükmünü veremez. Başka bir anlatımla, davalıya savunma hakkını kullanma olanağı verilmeden hüküm kurulamaz. Mahkemece dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmeden, yokluğunda yargılama yapılarak, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 469.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.