YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11875
KARAR NO : 2010/2639
KARAR TARİHİ : 04.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının avukatı olduklarını, alacağının tahsili için takip yaptıkları sırada davalının kendilerinden habersiz borçlu ile anlaşarak alacağını haricen tahsil etmesinin gizli azil anlamına geldiğini bildirerek 3.015 TL icra vekalet ücreti, 4.650 TL %15 oranında avukatlık ücretinin tahsili için icra takibi başlattıklarını bildirerek takibe yönelik itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı … hakkındaki davanın sabit olmadığından reddine, … ve …’in talebi yönünden kısmen kabulü ile AAÜT’e göre hesaplanan 2.555 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili yönünden takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş,hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılardan …’in tüm, diğer davacıların sair temyiz itirazının reddi gerekir.
2-Davacılardan … ve …’in 22.3.2002 tarihli vekaletname ile davalının alacağının tahsili için 22.12.2008 tarihinde toplam 27.149,92 TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus takip başlattıkları, borçlunun icra emrini tebliğ aldığı halde itirazda bulunmadığı ve takip kesinleştiği halde davalının 6.2.2009 tarihinde alacağını haricen tahsil ettiğini beyan etmesi üzerine icra dosyasının infazen
2009/11875-2010/2639
işlemden kaldırıldığı hususları icra dosyasının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Mahkemece icrada davalının tahsil ettiği bedelin belli olmaması, davalı beyanına göre kısmi tahsilat yaptığı ve ücreti vekalet tahsil etmediği, zaten kambiyo senetlerine mahsus takip yapılamayacağı, borçlunun itirazı halinde asıl ilişkinin ispatının gerektiği bu yüzden davalının borçlu ile anlaşmasının lehine olduğu gerekçesi ile karşı yan ücreti vekalet talebinin reddine karar verilmiştir. Davaya dayanak icra takibinin borçlunun itiraz etmemesi nedeniyle kesinleştiği ve davada açılmadığı sabit olduğundan davacı avukat Avukatlık Kanununun 174.maddenin 2.fıkrası gereği avukatlık ücretinin tamamına hak kazanmıştır. Hükmedilen ücretten ayrı olarak icra takibi sonunda tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti Avukatlık Kanunun 164.maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca avukata ait olması nedeniyle davacı avukatlar bu ücrete de hak kazanmıştır.Öyle olunca mahkemece davacı avukatların tahsil edilebilir aşamaya getirdiği ancak davalının borçlu ile haricen anlaşması nedeniyle sonuçlandıramadığı takipte karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretini talep etmeye hakkı olduğundan,mahkemece bu miktara da hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bu kalem istek yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle Davacı …’in tüm, diğer davacıların sair temyiz taleplerinin reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davacılar … ve … yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.