YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12036
KARAR NO : 2010/3050
KARAR TARİHİ : 11.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, uzun yıllardır Avusturya’da ikamet ettiğini, davalı kardeşinin ev almak için kendisinden borç istediğini, bunun üzerine borç verme niyetiyle davalıya yabancı banka hesabından 26.2.1999 tarihinde 20.000 Şilin, 10.2.1999 tarihinde 60.000 Şilin olmak üzere toplam 80.000 Şilin havale yaptığını, iki yıl sonra istemesine rağmen davalının ödemediğini ileri sürerek, 80.000 Şilin karşılığı olarak 10.700YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının yurtdışında olması nedeniyle annelerine kendisinin baktığını, davacı kardeşinin de yapılan masraflara karşılık bu parayı gönderdiğini, borç olarak almadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, paranın borç olarak verildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava karz akdine dayalı alacak isteminden ibarettir. Davacı 10.2.1999 ve 26.2.1999 tarihli yabancı banka havaleleri ile davalıya borç verdiğini ileri sürmüş, davalı verilen paranın borç olarak verilmediğini, müşterek annelerine bakması nedeniyle yaptığı masraflara karşılık olarak verildiğini savunmuştur.
İlke olarak, şayet havale makbuzu üzerinde bir açıklama bulunmadığı takdirde havalenin mevcut bir borca karşılık yapıldığı kabul edilir. İspat yükü davacıda olup davacının dayandığı havale makbuzlarının yabancı dille düzenlendiği anlaşılmaktadır. Öyle olunca mahkemece davaya konu iki adet havale makbuzunun tercümeleri yaptırılarak üzerinde açıklama bulunup bulunmadığı saptanıp toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde paranın borç verildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.