Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/12044 E. 2010/2588 K. 04.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12044
KARAR NO : 2010/2588
KARAR TARİHİ : 04.03.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirkete ait mağazadan bir adet koltuk takımı beğendiğini, aynı model ancak farklı kumaştan takım almak üzere anlaştıklarını ve bedelini ödediğini ancak davalının bu takımdan elinde olmadığını bildirerek siparişle getirteceğini bildirdiğini ancak takımın büyük olduğunu anlayınca alışverişten vazgeçerek ödediği bedelin iadesini istediğini ancak ödenmediğini ileri sürerek 3.000 YTL.nin ödetilmesini istemiştir.
Davalı, duruşmaya gelmemiş, cevap da vermemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin hazır olan ürünün aynen satın alınması şeklinde değil, aynı model ve farklı kumaştan hazırlanıp davacıya teslim edilmesi şeklinde nitelendirilen eser sözleşmesi niteliğinde olup eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda genel mahkemenin görevli olduğu gerekçesiyle dava değerine göre dava dosyasının Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin , koltuk takımının satışına ilişkin olduğu, davacının koltuğun rengini seçmesi, sözleşmenin ve hukuki ilişkinin niteliğini eser sözleşmesine dönüştürmez. Bu nedenle, uyuşmazlığın 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı ve Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. O halde Mahkemece, işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.