YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12053
KARAR NO : 2010/2372
KARAR TARİHİ : 25.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıya ait taşınmaz hissesini satın almak için 15.3.1999 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzaladıklarını,7.000YTL ödeme yaptığını,davalının kendisini oyalayarak tapu devrini vermediğini,yaptığı araştırma sonucu taşınmazın 3.kişiye satıldığını öğrendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç değerinin tespit edilerek ticari faiziyle birlikte,kabul görmezse,ödediği 7.000 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 188.520TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava konusu taşınmaz hissesini noterde yapılan düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 15.3.1999 tarihinde davalıdan satın almıştır. Davacı ile davalı arasında yapılan 15.3.1999 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, taraflarını bağlayan hukuken geçerli bir sözleşmedir.Taraflar lehine hak ve yükümlülükler doğurur. Ne var ki davalı sözleşmeye konu taşınmazı 3.kişiye satmıştır. Bu tarih itibariyle akdin ifası davalı yönünden imkansız hale gelmiştir. Davacı taşınmazın 3.kişiye devir tarihi itibariyle rayiç bedelini isteyebilir.Hal böyle olunca mahkemece taşınmazın 3.kişiye devir tarihindeki rayiç bedeli belirlenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç değeri esas alınarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davacı eldeki davanın dava dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tutarak 7.000 YTL istemiş, 25.12.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 188.520 YTL olarak ıslah etmiştir. Bu durumda 7.000 YTL’ye dava tarihinden, arta kalan miktar olan 181.520 YTL’ye ise ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gereklidir. Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek tüm miktara dava tarihinden itibaren faiz yürütmüş olması da usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının ikinci ve üçüncü bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bent gereğince kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.