Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/12303 E. 2010/4277 K. 31.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12303
KARAR NO : 2010/4277
KARAR TARİHİ : 31.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, akaryakıt satışı için davalı ile 6.1.2005 tarihli sözleşme yaptığını, sözleşmede fiyat farkı istenemeyeceğine dair hüküm bulunsa da akaryakıt fiyatlarının aşırı yükseldiğini, katlanamaz hal aldığını, 5.5.2005 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı gereğince fiyat farkı ödenmesi uygulamasının benimsendiğini, Bakanlar Kurulu kararı da dikkate alınmak suretiyle sözleşme hükmünün değişen şartlara uyarlanmasına ve şimdilik 5.500 YTL nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taraflar arasındaki sözleşmede ve şartnamede fiyat farkı verilmeyeceğinin kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı 17.08.2009 tarihli katılma yoluyla temyiz dilekçesinde kararı temyiz ettiğini bildirmiş ancak temyiz harcını yatırmamıştır. Temyiz harcını yatırmamış olması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-Borçlar Kanununun 101/1. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı, alacağının tahsili için davadan önce davalıyı temerrüde düşürmemiştir. O halde alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken,her bir fatura
2009/12303-2010/4277
tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
4-Mahkemece verilen ilk kararın temyizi üzerine, Dairemizce 27.01.2009 tarihinde hükmün bozulmasından sonra yapılan yargılama sırasında, davacı 17.06.2009 havale tarihli dilekçesi ile dava miktarını ıslah suretiyle alacak talebini 30.811.95 YTL artırmış ve mahkemece ıslah edilen miktar esas alınarak davacının tüm alacak talebinin kabulüne karar verilmiştir. Oysa, HUMK’nun 83. maddesi ve 4.2.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Islah edilen miktar yönünden davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 3. ve 4. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 31.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.