Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/12351 E. 2010/6578 K. 11.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12351
KARAR NO : 2010/6578
KARAR TARİHİ : 11.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … ve vekili avukat … gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olup 18.11.1999 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi ile davalının vekilliğini üstlenerek davalının taraf olduğu dava dosyalarını takip ettiğini, 8.10.2008 tarihinde haksız olarak azledilmesi nedeniyle davalıdan hem davalının ödemesi gereken ve hemde karşı tarafın ödemesi gereken vekalet ücreti alacağının olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL’nın tahsilini istemiştir.
Davalı, düzenlenen sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacı avukatın takip ettiği davaların duruşmalarına girmemesi nedeniyle haklı olarak azledildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin geçersiz olduğu, davacının sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık alabileceği ücretin bilirkişi tarafından 25.000 Dolar olarak belirlendiği ve bu miktarın kabul edildiği gerekçesiyle fazlaya dair haklar saklı tutularak 10.000.00 TL’nın tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 18.11.1999 tarihli sözleşmenin 2.maddesinde avukata ücret olarak davalının sahip olduğu veya olacağı 100.000 dolar değerindeki dairelerden bir tanesinin verileceği bunun mümkün olmaması halinde ise 100.000 doların ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu şekildeki bir kararlaştırma sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164.maddesine aykırılık taşıdığından ve hasılı davaya iştirak niteliğinde bulunduğundan sözleşme geçersizdir. Esasen sözleşmenin geçersiz olduğu mahkemeninde kabulündedir. Hal böyle olunca davacı ancak her bir dava ve diğer işler için hukuki yardımın başladığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca müddeabihin değeri üzerinden hesaplanacak miktarı ücret olarak isteyebilir. Bir başka değişle, davacı, davalının dava ve işini takip etmeye başladığı tarihteki yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen oranlar üzerinden ücret talebinde bulunabilir. Mahkemece, değinilen bu yön göz ardı edilerek davacının sarf ettiği emek ve mesaisi nazara alınarak ücret belirleyen bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacının haksız olarak azledildiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, bu husus mahkemecede kabul edilmiştir. Bu durumda davacı az yukarıda 2 numaralı bentte belirtilen şekilde davalı müvekkilinden ücretini isteyebileceği gibi, haksız olarak ezledilmesi nedeniyle karşı taraf aleyhine hükmedilerek miktarıda isteme hak ve yetkisine sahiptir Davacıda dava dilekçesinde, davalı müvekkilinin ödemesi gereken vekalet ücretini istediği gibi haksız olarak azledilmesi nedeniyle karşı taraf aleyhine hükmedilecek vekalet ücretinide istemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının sadece davalı müvekkilinden isteyebileceği miktar belirlenmiş, karşı taraf aleyhine hükmedilebilecek olan vekalet ücreti hakkında ise herhangi bir değerlendirme ve belirleme yapılmamıştır. Oysaki az yukarıda açıklandığı üzere davacı haksız olarak azledildiği için karşı taraf aleyhine hükmedilecek vekalet ücretinide isteyebilir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davacının az yukarıda belirtilen talebi hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
2009/12351-2010/6578
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın (2) numaralı bent uyarınca davalı yararına, (3) numaralı bent uyarıncada davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 11.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.