YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12659
KARAR NO : 2010/3068
KARAR TARİHİ : 11.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmiş ise de miktarz yönünden reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar varildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalının İsdemir A.Ş. bünyesinde çalıştığı döneme ilişkin yasadan ve toplu … sözleşmesinden doğan alacaklarının tahsili amacı ile kendisini vekil tayin ettiğini, aralarında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığını, vekillik görevinin gereğini yaptığını,yargılama giderlerini kendisinin karşılayarak, pek çok dosyayı sonuçlandırarak tahsil ettiğini, … bu dava konusu alacaklara ilişkin davaları takip edip, tahsili ile ilgili icra takibi açtığını, bu aşamada haksız olarak azledildiğini ileri sürerek, yargılama gideri ve vekalet ücret alacağı doğan dosyalar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.112,11 TL ‘nin tahsilini istemiştir.
Davalı, görev itirazında bulunarak yargılama giderinin davacının karşılamasının hukuka aykırı olduğunu, kendisine dosyalarla ilgili sağlıklı bilgi verilmediğinden davacıyı azlettiğini, ücreti vekaletini tahsil ettiği alacaklarından fazlasıyla mahsup ettiğini savunarak davanın reddine karara verilmesini istemiştir.
Mahkemece, kısmen kabulü ile 5.649,17 TL nin azlin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş;hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davacının tüm
davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-B.K.nun 101.maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair dosyada bir bilgi ve belge yoktur. Buna göre davalının dava tarihinden önce temerrüde düşmediğinin kabulü gerekir. Temerrüde düşmeyen davalı hakkında faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
3-Mahkemece hükmedilen alacak içerisinde faiz alacağıda vardır.Hüküm fıkrasında tüm alacağa yasal faiz yürütülmesi faize faiz yürütülmesi sonucunu doğurur. Oysaki faize faiz yürütülmesi BK. nun 104/son maddesi hükmü uyarınca olanaklı değildir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı ederek faize faiz yürütülmesine karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
4-Davacı avukat lehine karşı yan vekalet ücretine hükmedilmesi için, bu alacağın tahsili gerekir.Mahkemece alacağın tahsil edilip edilmediği araştırılmadan eksik inceleme ile karşı yan vekalet ücretine de hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine,(2),(3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.