Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/12779 E. 2010/6741 K. 13.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12779
KARAR NO : 2010/6741
KARAR TARİHİ : 13.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı … vekili avukat … geldi, diğer davalı tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı idarenin 16575 nolu temiz su pompası abonesi olduğunu, birikmiş ve taksitlendirilmiş borçları hakkında davalı idare ile yapılan protokole göre 30.09.2003 tarihinde ödenmesi gereken 19.676,50-TL’lik taksitin o tarihteki muhasebe müdürleri tarafından davalı kurumun … şube sorumlusu diğer davalı …’ya nakit olarak ödendiğini, ancak bilgisayar sisteminin arızalı olması nedeniyle makbuz düzenlenemediğini, ödeme yapıldığına dair tutanak tanzim edildiğini, bu paranın hesaplarından mahsubunun istenmesine rağmen, davalı kurumca kayıtlarına intikal ettirilmediğinin bildirildiğini ileri sürerek, 19.676,50-TL’nin ödenmesi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı idare, elektrik borçlarının fatura yada dekont karşılığı ödenmesi gerektiğini, 30.09.2003 tarihinde kurum kayıtlarına geçen bir ödemenin bulunmadığını, paranın diğer davalıya ödenmesi nedeniyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini dilemiş; davalı … ise, davacının 2009/12779-2010/6741
Bu ödemeyi 9686 nolu abonelik borcu nedeniyle yaptığını, bilgisayar sistemindeki arıza nedeniyle o gün makbuz verilemediğini, ancak arıza giderildiğinde yapılan ödemenin kurum kayıtlarına işlendiğini, ödeme yapıldığına dair tarihsiz tutanağın daha sonra düzenlendiğini, tutanağı imzalarken sayaç numarasına dikkat etmediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı ödemesinin dava dışı ödeme kaydından borç düşülmek suretiyle kayda geçirildiği ve ödeme dönemi itibariyle o abonelik için gecikme tahakkuk ettirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, elektrik borcu nedeniyle 19.676,50-TL’yi bila tarihli tutanak ile … sorumlusu davalı …’ya teslim ettiği hususu ihtilafsızdır. Davacı, 16575 nolu abonenin elektrik taksit borcu için 30.09.2003 tarihinde yapılan ödemenin, davalı kurum kayıtlarına intikal ettirilmediği gerekçesiyle borçlu olmadığının tespiti için eldeki davayı açmıştır. Davalı kurum, 30.09.2003 tarihinde kurum kayıtlarına geçen bir ödemenin bulunmadığını, davalı … ise, davacının bu ödemeyi 9686 nolu abonelik borcu nedeniyle yaptığını, bilgisayar sistemindeki arıza nedeniyle makbuz verilemediğini, ancak arıza giderildiğinde kurum kayıtlarına işlendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacı ödemesinin dava dışı ödeme kaydından borç düşülmek suretiyle kayda geçirildiği ve ödeme dönemi itibariyle o abonelik için gecikme tahakkuk ettirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Elektrik mühendisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporu ve ek raporunda; davacının 16576, 16575 ve 9686 numaralı olmak üzere üç aboneliğinin olduğu, her üç abonede de 30.09.2003 tarihinde tahakkuk ettirilmiş bir fatura ödemesi bulunmadığı, 9686 nolu abonenin taksitlendirilmiş herhangi bir borcunun bulunmadığı, ödenen paranın 16575 nolu abonenin taksitlendirmelerinden birini veya birkaçını karşılamadığı gibi bu abonenin 30.09.2003 tarihinde taksit ödemesinin de bulunmadığı, bu para alışverişinin 16575 nolu abonenin dışındaki bir abonelik için olup, davalı tarafından daha sonraki bir zamanda sisteme girildiği kanaatine ulaşıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu, bu haliyle ihtilafı çözmeye ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira, yapılan ödemenin sistem kayıtlarına girip girmediği, sistem kayıtlarına alınmışsa, hangi tarihte ve hangi abonelik borcu için işlem yapıldığı açık ve net olarak belgeleri ile ortaya konulamamış, sadece kanaat belirtilmekle yetinilmiştir.Bu durumda mahkemece, davacının her üç aboneliğine ilişkin faturalar, var ise taksitlendirme listeleri, borç listeleri ve ilgili belgeler celp edilerek, 16575 nolu abonenin taksit 2009/12779-2010/6741
borçlarını da içerir şekilde davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/630 Esas Sayılı dava dosyası ile … 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/573 Esas sayılı dava dosyasının da incelenmek suretiyle, davacı tarafından yapılan ödemenin davalı kurumun sistem kayıtlarına girip girmediği, sistem kayıtlarına alınmışsa, hangi tarihte ve hangi abonelik borcu için işlem yapıldığı konularında içinde mali müşavir ya da muhasebeci bir bilirkişinin de bulunacağı konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.Bu yönlerin göz ardı edilerek yetersiz ve varsayıma dayalı bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 750.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 15.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.