YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12926
KARAR NO : 2010/499
KARAR TARİHİ : 21.01.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın açılmamış sayılmasına karşı davanın kısmen kabulü kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı-karşı davalı,dava dışı kiracısı… ile olan anlaşmazlıkları nedeniyle açılan icra takibi ve davalarda davalı avukatların kendisini vekil olarak temsil ettiklerini,kendisinin bilgisi ve rızası olmadan davalı vekillerinin karşı tarafla 10.000TL karşılığı anlaşarak karşı tarafı ibra ettiklerini,kendisine de 2.000TL vekalet ücreti keserek 8.000TL verdiklerini,davalıların kendisini zarara uğrattıklarını,bu nedenle davalıları azlettiğini ileri sürerek,uğradığı zararın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı …’e tebligat yapılamamıştır.
Davalı-karşı davacı …, davanın reddini dilemiş,karşı davasında da; davacının kendisini Savcılığa şikayet edip haksız olarak işbu davayı açtığını,bu nedenle manevi olarak büyük elem duyduğunu,itibar ve saygınlığının zedelendiğini ileri sürerek, 15.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın HUMK.nun 409.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına,karşı davanın kısmen kabulüne,1.500TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı … tarafından temyiz edilmiştir .
2009/12926-2010/499
1-Davalı-karşı davacı …, davacı-karşı davalının kendisini haksız olarak Savcılığa şikayet ettiğini ve yine haksız olarak işbu davayı açtığını öne sürerek manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece bu talep kısmen kabul edilmiştir. Yargıtay’ın öteden beri uygulamakta olduğu ve istikrar kazanan kararları uyarınca dava açılması ve şikayetlerin bu hakları kullanan kişiler yönünden, anayasal bir hakkın kullanımı niteliğinde olup Borçlar Kanunu’nun 49.maddesi kapsamında manevi kişilik haklarının ihlali niteliğinde sayılamayacağından mahkemece manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalı-karşı davacı …’nın temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA,ikinci bent gereğince davalı-karşı davacı …’nın temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.