YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13249
KARAR NO : 2010/5773
KARAR TARİHİ : 27.04.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, kredi kartı borcunu ödeyemediğini, davalı Banka tarafından 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi gereğince düzenlenen ödeme planında, düzenlemenin çok üzerinde faiz işletilmesi nedeniyle tüketici mahkemesinde dava açtığını, mahkemece borcun 2.776 TL olarak tespit edildiğini, bunun üzerine çeşitli tarihlerde … olduğu toplam 7.238 TL’nin 4.597 TL’lik kısmının geri ödendiğini, ne var ki davalı tarafından fazladan alınan 4.597 TL’nin yıllarca kullanılmış olmasına rağmen, faizinin ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, fazladan ödenen paranın şimdilik 1.000 TL faizi ile, takip sırasında evini ve arabasını satmak zorunda kalması nedeniyle 1.000 TL maddi tazminat ve 1.000 TL de manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının fazlaya ilişkin hakları sakı kalmak üzere 1.000 TL faiz miktarının davalıdan tahsiline, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine 27.4.2009 tarihli ek kararla, miktar itibariyle kararın kesin olduğundan bahisle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, verilen bu karar da süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kredi kartı borcu nedeniyle davalı Banka tarafından başlatılan icra takibinde yapılan fazla ödemenin, davalı yedinde kaldığı süre içinde işlemiş olan faizi ile, maddi, manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı, faiz ile ilgili talebi yönünden, fazlaya ilişkin haklarını saklı 2009/13249-2010/5773
tutarak şimdilik 1.000 TL’nin ödetilmesini istemiştir. Dava, kısmi dava niteliğinde olup, HUMK’nun 427. maddesinin 3. fıkrası gereğince alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde, kesinlik sınırının, alacağın tamamına göre belirlenmesi gerektiğinden, yargılama sırasında alınan ve mahkemece de benimsenen 22.1.2009 tarihli bilirkişi raporu gereğince faiz alacağının 5.915,86 TL olarak belirlenmiş olması ve mahkemece de davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmuş olması karşısında, verilen hüküm temyizi kabil olup, kesin değildir. Bu nedenle temyizi mümkün olan 29.1.2009 tarihli karara yönelik temyiz dilekçesinin reddi yönündeki 27.4.2009 tarihli ek kararın kaldırılarak temyiz incelemesi yapılması gerekmiştir.
2-Davalının, 29.1.2009 tarihli hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-Davacıdan tahsil edilen toplam 4.462,62 TL tutarındaki fazla ödemenin, her bir ödemenin yapıldığı tarihten, davacıya fazla tahsilatın iade edildiği 10.10.2007 tarihine kadar faiz hesaplaması yapılması gerekirken hükme esas alınan 22.1.2009 tarihli bilirkişi raporunda, fazla tahsilatın iade edildiği tarihi aşar şekilde 12.2.2008 dava tarihine kadar faiz hesabı yapılmış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:1. bent gereğince, temyiz dilekçesinin reddi yönündeki 27.4.2009 tarihli ek kararın kaldırılmasına, 2. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 3. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.