Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/13266 E. 2010/7036 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13266
KARAR NO : 2010/7036
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, Babası …’in 26.8.2008 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak çocukları kendisi ve dava dışı kardeşi Olgun ile davalı eşi …’in kaldığını, babasının vefatından önce babası ile davalı …’in merkez bankasında bulunan müşterek hesaplarından, toplam 538.440,09 Euro’nun tamamını çektiğini, müşterek hesaplardaki payların aksi iddia edilip ispat edilmedikçe birbirine eşit olup, hesap sahiplerinden birinin ölümü halinde hayatta kalan kişiye kendi payına düşen miktarın ödeneceğini, davalının kötü niyetli olarak ve diğer mirasçıların miras paylarını ortadan kaldıracak şekilde, müşterek hesaptan kendi payına düşenden fazlasını çekerek kendisini zarara uğrattığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.957.50 Euro’nun faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının öz kızı olup, vefat eden eşinin, vefat etmeden önce bu türden sorunların olabileceğini düşünerek, davacının miras payına düşen kısmını, dava açmasını önlemek amacıyla 57.000.00 Euro olarak davacıya gönderdiğini belirterek, öncelikle davanın reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olduğu taktirde ödenmiş olan 57.000,00 Euro dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Davacının davasının Kısmen Kabulü ile, 43.957,50 Euro’nun dava tarihinden itibaren yabancı para alacağına uygulanacak faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı ile müşterek murisleri Hidayet’e ait hesaptan davalının fazladan çektiği paradan kendi hissesine düşen miktarı talep etmektedir. Davalı …’in, muris Hidayet ile olan müşterek hesabından 538.440,09 Euroyu çektiği, bunun ½ hissesinin ise muris Hidayet’e ait olduğu, bu hususun mahkemenin de kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, murisin müşterek hesaptan payına düşen 269.220,00 Euro’dan kendi miras hissesine düşen 3/8 oranındaki miktarı yani 100.957,50 Euro’yu davalıdan talep edebilir. Mahkemece davacının hissesine düşen bu miktardan 57.000 Euro mahsup edilerek kalanına hükmedilmiş ise de; 57.000 Euro’yu muris, davacıya, davacının miras hissesine mahsuben göndermiştir. Bu ödemeyi davalı yapmamıştır. Murisin yaptığı bu ödemenin 100.957,50 Euro’dan mahsubu mümkün olmayıp, bu husus ancak mirasın mahsubunda gözetilebilir. Hal böyle iken, 100.957,50 Euro’nun tamamına hükmedilmesi gerekirken, muris Hidayet tarafından gönderilen 57.000 Euro’nun mahsubu hukuka aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan neden ile davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenler ile davacının temyiz itirazının Kabulü ile temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.