YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13299
KARAR NO : 2010/2859
KARAR TARİHİ : 09.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalı tarafından icra takibine konulan 3.000 TL ve 3.200 TL bedelli iki ayrı senetde ilişkin borcunu icra takibinden önce 5.465 TL kısmını 3 ayrı açıklama şerhi bulunan banka havalesi ile ödediğini, bakiye kısmını ise davalının yakınlarına ödediğini, icra takibine konu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacı tarafından havale ile yapılan ödemelerin senet karşılığı yapıldığı sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın reddine ilişkin ilk karar sonrasında davacının temyizi üzerine dairemizce verilen bozma kararında davacı tarafından davalıya değişik tarihlerde ve değişik miktarlarda gönderilen ve üzerlerinde “senet borçlarına dair” açıklama şerhi bulunan havale makbuzlarının değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiş olup, mahkemece bu bozma kararına uyulmak suretiyle davacı tarafından havale ile yapılan ödemelerin senet karşılığı yapıldığı sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Tüm dosya içeriği itibariyle davacı tarafından gönderilen 22.03.2003 tarihli 900 YTL, 06.05.2003 tarihli 2.081,10 YTL ve 30.05.2003 tarihli 2.484,25 YTL bedelli 3 ayrı banka havalesi ile davalıya yapılan toplam ödeme miktarı 5.465,35 YTL olup, havale dekontlarında yer alan açıklama şerhi itibariyle bu ödemelerin davaya konu senetlerin karşılığında yapıldığı sabittir.Bu itibarla banka
2009/13299-2010/2859
havaleleri yolu ile yapılan ödemelerin dışında kalan bakiye miktar yönünden tanık dinlenmesi mümkün olmadığı dikkate alınarak bu kısım yönünden davanın reddi gerekir iken yazılı şekilde davanın tümden kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 9.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.