Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/13469 E. 2010/3534 K. 18.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13469
KARAR NO : 2010/3534
KARAR TARİHİ : 18.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıyla yapılan satış sözleşmesi sonucu 29.2.2007 vade tarihli 21.000 YTL. bedelli senet aldığını, davalının 5.500 YTL. dışında ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için yapılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıdan satın aldığı koyunların bedeli karşılığında dava konusu senedi verdiğini ve muhtelif tarihlerde borcunu ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, takibe konu senedin davalı ile yapılan satış sözleşmesi nedeni ile verildiğini ve 5500 YTL. dışındaki bakiye bedelin ödenmediğinden bahisle eldeki davayı açmıştır. Davalı ise, davaya konu 29.2.2007 vade tarihli senede ilişkin olarak 14.11.2006-21.6.2007 tarihleri arasında muhtelif tarih ve miktarlarda posta havaleleri ile toplam 21.900 YTL. ödeme yaptığını, davacının karşılıksız kalan senedi takibe koyduğunu, borcunun bulunmadığını savunmuştur. Davacı bu savunmaya karşılık, davalı ile sadece senede konu olan satış akdi dışında başkaca ticari ilişkilerin de mevcut olduğunu, gönderilen havalelerden sadece 21.6.2007 tarihli 3000 YTL.lik havalenin takibe konu senede ilişkin olduğunu, diğer ödemelerin davalı ile olan başkaca ticari ilişkiye ait olduğunu bildirmiştir. Mahkemece, davalı tarafından gönderilen havalelerde meşruhat bulunmadığı ve başkaca ödeme belgesi de sunulmadığından 15.500 YTL.nin ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı ve Davacının kabul ettiği 3000 YTL.lik ödemenin de takipten sonra olduğu gerekçesi ile yazılı karar verilmiştir.
Davacının ileri sürdüğü hukuki ilişkiyi davalı kabul etmiş ve ödeme savunmasında bulunarak, ödemeye ilişkin havale belgeleri sunmuştur. Davacı ise, davalının ödemelerinin dava konusu hukuki ilişkiye değil başkaca bir ticari ilişkiye ait olduğunu ileri sürdüğüne göre, davalı ödemelerinin dava konusu satış sözleşmesi dışında başka ticari ilişkiye ait olduğunu davacının yasal delillerle ispat etmesi gerekir. Mahkemece, bu konuda davacıya tüm delilleri sorularak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2. Bent gereğince davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.