Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/13592 E. 2010/5757 K. 27.04.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 00:46
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13592
KARAR NO : 2010/5757
KARAR TARİHİ : 27.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin müteahhit olarak inşaa ettiği binadaki 4 numaralı daireyi davalıdan satın alarak adına tescil ettirdiğini, davalının daireyi sözleşmede kararlaştırılan sürede teslim etmediği gibi boya ve badanayı sözleşmeye aykırı şekilde yaptığını, diafon sisteminide kurmadığını ileri sürerek dairenin geç tesliminden dolayı 9.600 TL, boya ve badanadan dolayı 600, diafon bedeli için 400 TL olmak üzere toplam 10.600.00 Tl'nin tahsilini istemiştir.
Davalı şirket, davacının dairede yapılmasının istediği özel işlerden dolayı teslimin geciktiğini, ekstradan yapılan işler nedeniylede boya ve badananın bozulduğununu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle 10 aylık kira kaybı 6.500 TL, boya ve badana için 600 TL diafon sistemi içinde 300 TL olmak üzere toplam 7.400.00TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı;
2009/13592-2010/5757
kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davalı, daireye müteahhit sıfatıyla yaptığına dair iddiaya karşı koymadığı gibi, dosyaya sunulan yapı kullanma izin belgesinde de yapı sahibinin dava dışı şahıslar olduğu, davalının ise müteahhit olduğunun yazılı olduğunun anlaşılmasına göre, davacı ile davalı şirket arasında 4077 Sayılı Yasa kapsamında sözleşme ilişkisinin bulunduğunun kabulü zorunludur.
4077 sayılı yasanın 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemisi görevlidir. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.