YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13634
KARAR NO : 2010/4133
KARAR TARİHİ : 29.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine karşı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile aralarında … 2. Noterliği’nce 30.12.2005 tarih ve 14790 yevmiye nolu “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi” sözleşmesi düzenlendiğini, murisi annesi …’dan kendisine intikal etmiş yada edecek olan 402 parsel numarasında kayıtlı bulunan gayrimenkuldaki miras hak ve hisselerinin tamamını 10.000 YTL bedelle davalıya satmayı vaad ettiğini, düzenlenen bu senedin gerçek idaresini yansıtmadığını, zira notere vekalet vermek amacıyla gittiğini zannettiğini, senedi imzalarken de vekaletname düzenleniyor diye kandırıldığını, imza atarken senedin kendisine okunmaması nedeni ile de satış vaadi senedinin içeriğine vakıf olamadığını, kendisine herhangi bir bedel ödenmediğini, gayrimenkulun gerçek değeri ile senet metninde geçen bedel arasında açık nispetsizlik söz konusu olduğunu, satış vaadi sözleşmesi imzaladığını notere azilname tanzim ettirmek amacı ile gittiğinde öğrendiğini belirterek sözleşmenin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, satış vaadi sözleşmesinin usulüne uygun olarak düzenlendiğini, sözleşmede kendisine düşen edimi yerine getirdiğini bildirerek davanın reddini dilemiş, karşı davası ile de; sözleşmenin iptali için dava açmakla davacının vaadini yerine getirmeyeceği yönündeki iradesini ortaya koyduğunu, üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, bu nedenle gayrimenkulun tapu kaydının iptali ile adına tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde davacıya … olduğu meblağın reel bedeli ile yaptığı masraflar ve uğradığı kar kaybının davacıdan yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 16.343,40 TL’nin davacı–karşı davalı …’dan alınarak davalı-karşı davacı …’a verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının bütün, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı, karşı dava dilekçesi ile sözleşme gereğince davacıya … olduğu meblağın reel bedelini yasal faizi ile davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, 16.343,40 TL’nin davacı–karşı davalı …’dan alınarak davalı-karşı davacı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davalı-karşı davacı, davaya cevap ve karşı dava dilekçesi ile talebini belirtirken yasal faiz uygulanmasını istemiştir. Öyle olunca, hükmedilen meblağa dava tarihten itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken faize hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının bütün, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci bendindeki “16.343,40 TL” rakamından sonra gelmek üzere “dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte” sözlerinin eklenmesine, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 766.94 TL kalan harcın 766.94 TL kalan harcın davacı-karşı davalıya yüklenmesine, peşin alınan harcın istek halinde davalı-karşı davacıya iadesine, 29.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.