Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/13653 E. 2010/4146 K. 29.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13653
KARAR NO : 2010/4146
KARAR TARİHİ : 29.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, Kandıra İlçesi, … Köyü … Mevkii’nde bulunan yaklaşık 3000 m²’lik taşınmazı 35.000 TL bedelle, 15.8.2006 tarihinde davalılardan satın aldığını, bununla ilgili olarak senet düzenlediklerini, 05.09.2008 tarihinde taşınmazın Hazine’ye ait olduğunu öğrendiğini, davalılara verdiği paranın dava tarihi itibariyle değerinin tespit edilerek, 35000 TL asıl alacağın iade anındaki reel değeriyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; Davacıya satılan yerin babalarından kaldığını, burasının senet karşılığında ve adi yazılı belge ile davacıya sattıklarını, taşınmazın kadastroda ne şekilde tespit gördüğünü bilmediklerini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinin hem şekil şartına uyulmaması hem de yerine getirilmesi imkansız olduğu için geçersiz olduğu, bu nedenle sadece verdiği parayı isteyebileceği gerekçesi ile davanın kısmen Kabulü ile 35000 TL’ nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, 15.08.2006 tarihinde harici sözleşme ile, Kandıra İlçesi, … Köyü … Mevkii’nde bulunan taşınmazı satın aldığı, satış bedelinin 35.000.TL olarak nakten ödendiği, ancak 05.09.2008 tarihinde taşınmazın Hazine’ye ait olduğunun öğrenildiği, davaya konu taşınmazın Kandıra Kadastro Mahkemesi’nin 1991/25 Esas, 1993/206 Karar Sayılı Kararı ile 12.05.1998 tarihinde … hazinesi adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu halde;
Taraflar arasında tanzim edilen 15.08.2006 tarihli harici satım sözleşmesinden evvel, … Hazinesi adına tapuya kayıtlı olduğu anlaşılan taşınmazın satımına ilişkin sözleşme geçersiz olup, Dairemizin yerleşik uygulamaları nazara alındığında, davacının geçersiz sözleşme nedeniyle ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme ve denkleştirici adalet kurallarına göre isteyebilme hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece satış bedeli olarak ödenen 35.000 TL’nin ödeme tarihi olan 15.8.2006 tarihinden dava tarihine kadar ulaştığı alım gücünün (enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artış, maaş artışları vs gibi) ekonomik etkenlerin ortalamalarının alınarak bilirkişi vasıtası ile hesaplanması ve taleple bağlı kalınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan neden ile temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 88.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.