YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13734
KARAR NO : 2010/3719
KARAR TARİHİ : 23.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalının kendisinin avukatlığını üstlendiğini, davalıya alacaklısı bulunduğu çek,senet ve kira alacağının tahsili için protokol yaparak çek ve senetleri teslim ettiğini, bunların uzun süre tahsil edilmemesi üzerine borçlularla görüştüğünde davalıya ödeme yaptıklarını söylediklerini, bunun üzerine davalının ödeme yapacağını beyan etmesine rağmen ödeme yapmadığını, ödeme yapmaması üzerine davalıyı vekillikten azlettiğini, bu nedenlerle davalının tahsil ettiği 18.290 YTL’nin reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı, 19.03.2003 tarihinde düzenlenen tutanak ile sulh olduklarını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece tarafların Karşılıklı ibralaştıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının Vekil sıfatıyla takip ettiği icra takip dosyalarından tahsil edilen paraları kendisine ödemediğinden bahisle dava açmıştır. Davalı 19.03.2003 tarihli tutanakla sulh olduklarını ve davalının bir alacağının kalmadığını belirtmiş ise de, taraflar arasındaki sulh anlaşmasına ilişkin belgenin aslını dosyaya ibraz edememiştir. Davacı 14.02.2005 tarihli cevaba cevap dilekçesinde, davalının dayandığı 19.03.2003 tarihli tutanağın sadece senet teslimine ilişkin olduğunu, bu belgeye sonradan eklemeler yapılarak tahrif edildiğini, davalının iddia ettiği şekilde bir sulh anlaşmasının olmadığını savunmuştur. Davalı ibraname niteliğindeki tutanak
başlıklı belgenin aslını, mahkemece verilen 15.02.2007 tarihli ara kararına rağmen dosyaya ibraz edememiş olup, delil olarak bu belgeye dayanamaz, hal böyle olunca mahkemece davalının davacı adına tahsil ettiği miktar, icra dosyaları da incelenmek suretiyle belirlenip sonucuna uygun karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklana nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.