YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13745
KARAR NO : 2010/8082
KARAR TARİHİ : 07.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı dava dilekçesinde; Kendisinin hissesi oranında sahip olup, tapuda kayıtlı taşınmazdaki miras hissesinin, davalı tarafından satışı için davalıya noter aracılığı ile vekaletname ile satış yetkisi verdiğini, davalının bu vekaletname ile hissesini 200.000,00 TL bedelle satmış olmasına rağmen kendisine toplam 20.000,00 TL verdiğini, kalan kısmı ise ihtarnameye rağmen ödemediğini belirterek davalının ödemekten kaçındığı 180.000,00 TL’nin satış tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, cevap dilekçesinde: davacının babasından kalan gayrimenkulu, diğer tüm kardeşleri ile birlikte kendisinin oğluna sattıklarını, satış parasını da haricen aldıklarını, para alışverişine karışmadığını, daha sonra ise dava dışı hissedar Sefa Görür’ün, davacıdan olan alacağına mahsuben davacının payına düşen kısmını aldığını duyduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının
aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı, tapuda gerçekleştirilen satış işlemi için para almadığını, para alışverişine karışmadığını belirtmiş ise de; savunmasını bir belge ibraz ederek ispatlayamamıştır. Ancak davalının 06.04.2009 tarihinde mahkemeye sunduğu delil listesinde “Gerektiğinde Yemin” delili demekle yemin deliline dayandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece davalıya yemin delili hatırlatılarak hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşina alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.