Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/13758 E. 2010/4247 K. 31.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13758
KARAR NO : 2010/4247
KARAR TARİHİ : 31.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya tarım ilacı satıp teslim ettiğini, 09.09.2004 tarihli 3244,00 TL, 10.12.2004 tarihli 3369,00 TL, 10.12.2004 tarihli 3473,00 TL lik düzenlenen toplam 10.086,00 TL lik faturalara rağmen davalının borçlarını ödemediğini ileri sürerek 10.086,00 TL alacağının satış tarihinden ticari faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacıdan tarım ilacı satın ve teslim almadığını, düzenlenen faturaların tek başına satım ilişkisini ispatlamaya yeterli olmadığını, davacının ticari defterlerinin tacir olmadığı için aleyhine delil olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık tarım ilacı satışından kaynaklanmakta olup, davacı davalıya 10086.00-TL. bedelle tarım ilacı sattığı, davalının bu bedeli odemediği iddiasıyla işbu davayı açmıştır. Davalı akti ilişkiyi inkar etmiştir. Bu durumda davacı; davalı ile aralarındaki akti iliskiyi yasal delillerle ispat etmelidir.
Mahkemece cevrede bu gibi satımlarda senet düzenlenmesı teamulden olmadıgı gerekçesiyle tanık dinlenmiş ve tanık anlatımlarına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. HUMK’nun 293/4 maddesine göre tanık dinlenebilmesi için teamül unsurunun gerçekleşmesi bir çevrede herhangi bir hukuki işlemin devamlı olarak senede bağlanmamasının adet haline gelmesi ve bu hususun zaman içinde herkes tarafından uyulmak sureti ile istikrarlı bir nitelik kazanmış bulunması ve kamuoyunda da bu teamule inanılmış olması gerekmektedir.
Oysa sadece Buldan İlçe tarım Müdürlüğünden ve Buldan … Odasından alınan yazılar ile mahkemece Buldan Ticaret Odasından seçilen bilirkişinin 18.12.2008 tarihli raporu değinilen bu yönleri karsılar nitelikte degildır. Hal boyle olunca HUMK’nun 288. maddesine göre müddeabihin miktarına göre somut olayda tanık dinlenemez. Davacı, davalı ile akti ilişkinin varlığı konusunda yazılı bir delil de ibraz edemediğine göre aralarındaki bu akti ilişkiyi kanıtlayamamıştır. Bu durumda; davacının tek yanlı olarak duzenlediği, davalıyı baglamayan davalı tarafından dava sırasında itiraz edilen faturalara göre uyuşmazlık konusu miktara göre dinlenilmesi mümkün bulunmayan tanık sözleri esas alınarak davanın kabul edilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır. Ancak, davacı dava dilekçesinde (sair bütün delail) demek suretiyle yemin deliline de dayandığından, bu yön gözetilip yemin hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 31.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.