Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/13866 E. 2010/4256 K. 31.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13866
KARAR NO : 2010/4256
KARAR TARİHİ : 31.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, vefat eden oğlu…’un davalıdan 13.08.1997 tarihli 9800 Tl bedelli çek karşılığında borç para aldığını, bu çek nedeni ile kefil olduğunu, ayrıca dava dışı eşi … tarafından bu borcun teminatı olarak 13.02.1997 tarihli Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazını davalıya sattığını, borcun ödenmediği gerekçesiyle davalının aleyhine icra takibi başlattığını, dosya borcunun ödendiğini ayrıca davalıya borcun teminatı olarak verilen 13.02.1997 tarihli Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptali için açılan davanın kabul edildiği, sözleşmenin geçerli olmadığı gibi taşınmaz maliki …”nin oğlunun borcuna teminat olarak verildiği, davacının oğlunun davalıdan aldığı borcu ödediği gerekçesi ile satış vaadi sözleşmesinin iptal edildiğini bu ilamın kesinleştiğini ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının vefat eden oğlu… ‘un davalıdan aldığı borç karşılığı çek verdiği bu çek nedeni ile davacının kefil olduğu, ayrıca davacının eşi …nin de alınan bu borcun teminatı olmak üzere gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yaptıkları, … nin de Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptali için dava açtığı yapılan yargılama sonucunda mahkemece satış vaadi sözleşmesinin teminat olarak yapılmasına neden olan borcun ödendiği gerekçesi ile Gayrimenkul satış vaadi
sözleşmesinin iptal edildiği ve bu kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davalı kararı temyiz ederken mahkemenin anılan gerekçesini de temyiz etmiş ise de temyiz talebi red edilerek karar kesinleşmiştir. Kesinleşen Kartal 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/237 esas, 2000/622 karar sayılı ilamında davacımız taraf değil ise de davacının oğlunun aldığı borcun ödendiği gerekçede yazıldığına göre bu gerekçe artık davalıyı bağlar. Davalı, davacının oğluna verdiği borç nedeni ile artık talepte bulunması mümkün değildir. Davacının kefil olarak sorumlu olduğu borcun ödendiğinin kabulü gerekir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 138.66 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 31.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.