Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/13966 E. 2010/9917 K. 05.07.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 10.02.2024 11:51
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13966
KARAR NO : 2010/9917
KARAR TARİHİ : 05.07.2010
MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı avukatınca duruşmalı olarak temyizedilmiş isede davacı miktar itibarıyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kabin memuru olarak davalı şirkette uzun süre çalıştığını, 30.6.2006 tarihinde evlendiğini ve işten ayrıldığını, sözleşmede açık hüküm bulunmasına rağmen davalının kıdem tazminatını ödemediğini, girişilen icra takibinede itaraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiş karşı davasında da 3.000 YTL tazminat istemiştir.
Mahkemece, davacının İş Kanunu hükümlerine değil; Borçlar Kanunu Hükümlerine tabi olduğu, Borçlar Kanunu'na göre kıdem tazminatı isteyemeyeceği gerekçe gösterilerek davanın reddine, karşı davanın da reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-İlamsız icra yoluyla yapılan icra takibinin, borçlunun yetkiye ve borca itirazı nedeniyle durması halinde, yasa bunu kabul etmeyen alacaklıya takibin devamını sağlamak için iki imkan tanımıştır. Bunlardan birisi İcra İflas Yasasının 68 ve 68/a-b maddelerine göre icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek, diğeri ise yasanın 67. maddesine göre mahkemeye başvurarak itirazın iptalini istemektir. İtirazın kaldırılması davasında İcra mahkemesinden veya itirazın iptali davasında mahkemece İcra İflas Yasasının 50/2 maddesi hükmü doğrultusunda icra mahkemesi gibi, takibe yapılan itirazın nedenleri hakkındaki incelemesinde, bu nedenler içinde varsa yetki itirazını HUMK. 190 ve 225. maddeleri hükmü çerçevesinde öncelikle incelemek ve karar
vermek zorundadır. İtirazın iptali davasına bakmaya yetkili olan mahkeme, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yargı çevresindeki mahkemedir. O nedenle mahkeme icra dairesinin yetkisine yönelmiş olan itirazı tetkik edecek ve sonucunda kendisinin de yetkili olup olmadığı belirlenecektir. İcra dairesinin yetkisiz olduğunun kabulü halinde, mahkeme esasa girmeden icra dairesinin yetkisiz olduğuna karar verilecek ve kendi yetki çevresindeki İcra Dairesinde usulüne uygun yapılmış bir icra takibi olmadığı için dava red edilecektir. Aksi takdirde İcra İflas Yasasının 4. maddesi hükmüne aykırı olarak, yargı çerçevesinde olmayan icra dairesi ile ilgili karar verilmiş olur ki, bu da doğru değildir.
Bu açıklamalardan sonra somut olayımıza baktığımızda, alacaklı davacı, davalı aleyhinde ... 2.icra 2007/6897 esas sayılı dosyası ile yaptığı ilamsız takibe, davalının borcun esasına itiraz etmesi üzerine, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/162 esas sayılı dava dosyası ile itirazın iptali davasını açmıştır. Davalı, esasa cevap süresi içerisinde verdiği 29.6.2007 tarihli dilekçesinde yetkili mahkemenin icra takibinin yapıldığı ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu savunmuştur. Az yukarıda açıklandığı gibi itirazın iptali davasına bakmaya yetkili mahkeme, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yargı çevresindeki mahkemedir. Davacı, ... İcra Dairesinde takip başlatıp, o yerin yargı çevresi sınırları dışına çıkarak başka bir yargı çevresi sınırları içerisinde itirazın iptali davası açamaz. Davalının bu yöndeki itirazları da gözetilmek suretiyle usul yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA,ikinci bentte açıklanan nedenle davacının diğer temyiz sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.