YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14510
KARAR NO : 2009/15207
KARAR TARİHİ : 22.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı tarafından aleyhinde 25.10.2002 tarihinde Sarız asliye Hukuk Mahkemesinde açılan itirazın iptali davası sonunda 23.6.2004 tarihinde verilen kararın kesinleşmesini beklemeksizin davalının bu karara dayanarak icra takibini devam ettirdiğini, takibe konu borcun bir kısmını icraya, bir kısmını da davalının avukatına ödeyip, icraya borcunun kalmadığına dair yazılı belge aldığını, ancak kararın daha sonra Yargıtayca bozulmasından sonra açılan davanın kısmen kabulle sonuçlanıp kararın kesinleştiğini, fazladan tahsil edilen paranın ve işlemiş faizinin tahsili için davalıya karşı takip başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, İİK 40 maddesi karşısında davacının bu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak 9.994.00 YTL asıl alacak ve 5.078.09 YTL işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş;hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı …’ın, davalı …’ın aleyhine … 4. İcra Müdürlüğünün 2002/7862 sayılı dosyasında 1.9.2002 tarihinde 7.202.596.000 TL üzerinden icra talebi yaptığı, bu takibe …’ın kısmi itirazda bulunduğu itiraz edilen bölümle ilgili olarak …’ın Sarız Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/34 esasında kayıtlı itirazın iptali davasını açtığı yapılan yargılamada 23.6.2004 tarihli kararla …’ın itirazının iptaline karar verildiği, bunun üzerine …’ın alacaklı vekillere borca karşılık 24.4.2004 tarihinde haricen 12.000.000.000 TL ödeme yaptığı, … vekilinin tahsil ettiği
2009/14510-15207
12.000.000.000 TL’yi icra dosyasına beyan etmediği, …’ın ödeme yapmakla birlikte kararı temyiz ettiği, temyiz edilen kararın … lehine 3.3.2005 tarihinde bozulduğu, mahkemece bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne takibin 874 YTL üzerinden devamına karar verildiği ve hükmün 13.12.2007 tarihinde kesinleştiği davacı …’ın fazladan ödediği 10.519.00 YTL asıl alacak ve 6.041.73 YTL işlemin faiz olmak üzere toplam 16.560.73 YTL.nin tahsili için 23.5.2008 tarihinde icra takibi yaptığı, …’ın 4.7.2008 tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin devamı için davacı bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Mahkemeninde kabulünde olduğu üzere, kesinleşen Sarız Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/57-2006/52 karar sayılı ilamı ile …, fazladan yaptığı ödemenin icra takibi yapılan dosyaya yapılmadığından, fazla ödemenin istirdadı ayrı bir icra takibi yapabilir. Bu icra takibinde fazladan yaptığı ödemenin istirdadını isteyebilir. Ne var ki, …’ın yaptığı bu ödeme bir ilama müsteniden olmuştur. … yapılan bir ödemenin istirdadını ancak fazla ödeme yaptığının ilamla kesinleşmesi üzerine isteyebilir. Davacı … için istirdat talebi Sarız Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/57-2006/52 K. Sayılı ve 31.5.2006 tarihli ilamının kesinleşmesi ile istenebilir hale gelmiştir. Davacı … 2005/57-2006/52 K. Sayılı ilamın kesinleşmesinden sonra davalıyı temerrüde düşürmemiştir. Davalı …’ın … 3. İcra Müdürlüğünün 2008/5027 sayılı dosya ile temerrüde düşmüştür. Bu nedenle davanın faiz ile ilgili takibinin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.