Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/14761 E. 2010/4520 K. 06.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14761
KARAR NO : 2010/4520
KARAR TARİHİ : 06.04.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, gönderilen kat ihtarına rağmen davalının tüketici kredisi sözleşmesinden … borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kredinin verildiği söylenen tarihte henüz 16 yaşında olduğunu ve böyle bir kredi kullanmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kredinin verildiği tarih itibariyle davalının henüz … olmadığı, sunulan sözleşme ve başvuru formunda da yasal unsurların bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan ve altındaki imzası davalı tarafından inkar olunmayan sözleşme ve sözleşme eki ödeme plani 1.11.2005 tarihli olup, sözleşme tarihi itibariyle mahkemenin de kabulünde olduğu gibi 19.6.1988 doğum tarihli olan davalı henüz 18 yaşını doldurup, … olmamış ise de davada dayanılan sözleşmeyi ve ekindeki belgeleri davacının babası … ve annesi … kefil sıfatı ile imzalamışlardır. Türk Medeni Kanunu’nun 16.maddesinde “Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremezler.” yazılıdır. Davalının velileri olan anne ve babası anılan sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzaladıklarına göre yapılan sözleşmeye … gösterdiklerinin kabulü gerekir. Diğer taraftan davalının sözleşme ve eki belgeler altındaki 2009/14761-2010/4520
imzalara herhangi bir itirazı yoktur. Bu durumda anılan sözleşmenin unsurlarının oluşmadığından bahsedilmesine de hukuken olanak bulunmamaktadır. Hâl böyle olunca mahkemece, işin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddedilmiş olması, usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 6.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.